Hacıyatmaz!

Necmettin Erbakan, zümrüdüanka kuşu gibi küllerinden tekrar doğdu ve siyaset semalarında kanat çırpmaya başladı. Bu manzara kimileri için kötü bir rüyanın geri dönmesi, kimileri için de vuslattır. Yani sevgiliye kavuşma...

Haberin Devamı

Necmettin Erbakan, zümrüdüanka kuşu gibi küllerinden tekrar doğdu ve siyaset semalarında kanat çırpmaya başladı.

Bu manzara kimileri için kötü bir rüyanın geri dönmesi, kimileri için de vuslattır. Yani sevgiliye kavuşma...

Otuz beş yıllık siyasal yaşamında dört partisi kapanan ve defalarca siyasetten yasaklanan "Hoca" dün yapılan Saadet Partisi kongresinde, geçerli oyların tümünü alarak 77 yaşında yeniden Genel Başkan oldu.

Laik bir eğitim alan, İTÜ Makine Bölümü'nü birincilikle bitiren, Almanya'nın Aachen Teknik Üniversitesi'nde üç yıl ihtisas ve Leopar tanklarının motorlarını üreten fabrikada başmühendislik yapan Erbakan, bu birikime hiç uymayan bir yol seçti:

Din sömürüsünü siyasette kurumlaştıran adam oldu.

1996'da DYP ile koalisyon kurup Başbakan koltuğuna bile oturdu. Ama "eşsiz" denilen zekâsına hiç yakışmayan bir körlükle Türkiye'yi 28 Şubat şartlarına sürükleyerek hayatındaki en ağır darbeyi yedi.

Hoca'nın misyonu
Erbakanın bıraktığı izler, laik rejimle kavgalı Milli Görüş ideolojisi (!); kapitalizm, Baas sosyalizmi, komünizm ve Kaddafi'nin Üçüncü Evrensel Teorisi'nden alıntılarla oluşturduğu "Adil Düzen" çorbası; kanatları altında yetişen Atatürk düşmanları ve devletten aldığı maaşla padişahlar gibi yaşayıp üstüne 148 kilo altın biriktirme başarısıdır.

Dünkü konuşması Erbakan'ın hiç değişmediğini gösteriyor.

Hoca bıraktığı yerden devam edecek.

Onun yükselişi 12 Mart 1971 yan darbesinden sonra yapılan seçimde Demirel'in iktidara gelmesini önlemek üzere AP oylarını bölmek için yurda davet edilmesiyle başlamıştır.

Bugün Erbakan'ın o zamanki başarısını tekrarlamasını dileyenler var.

Erbakan'ın okulunda yetişenlerin temelini oluşturduğu AKP değişim iddiasıyla seçime girip iktidar olmuştur ama iddiasını kanıtlayıp tam bir güven desteği elde edememiştir.

Erbakan'dan beklenen, rejimin güvenliğini sağlamak için AKP'yi bölmesidir.

Ayıp değil mi bize?
Bu aslında iç sızlatan bir çelişki: Laik rejim, kendisine düşmanlığı defalarca tescilli Erbakan'la ve tümü kapatılmış partilerinin devamı olan beşinci partisi ile sigorta ve saadet arıyor!

Cumhuriyet kuşakları için acı ve utanç veren bir yenilgidir bu. Siyasetin dibe vurmasıdır.

Ama yeni bir başlangıcın dinamiğidir de aynı zamanda.

Çünkü yeterli ibret birikmiştir ve Türk halkı irticanın karanlığını değil çağdaş uygarlığın aydınlığını talep etmektedir.

O bakımdan geleceği Erbakan'ın başarısı değil, onun başansızlıklarından ders alarak değiştiğini söyleyen AKP'nin inanç, cesaret ve kararlılık konusunda göstereceği başarı belirleyecektir.

AKP Erbakan'ın rekabetinden etkilenirse Allah yardımcımız olsun!

DİĞER YENİ YAZILAR