Başbakan kimlik üzerine ürettiği tezlerle en büyük zararı galiba kendisine verdi.
Uzak ve uzun gezisinden döner dönmez, on gün boyunca devirdiği çamları ayağa kaldırmak için başladı konuşmaya. Bakalım kaç gün sürecek? Çünkü...
"Türk"ü, milletimizi tarif eden bir kavram katından etnik bir tanım seviyesine indirirseniz;
"En önemli birleştirici unsurumuz dindir" ve onun hemen ardından "TC vatandaşlığını çatı olarak görüyoruz" diyerek ulus kavramının içini boşaltır, ümmet fikrini milletin önüne geçirirseniz, yıktığınız, duvarları kolayca tamir edemezsiniz.
"Tek bayrak, tek millet, tek vatan" deseniz bile bu, yararı olmayan bir pişmanlıktır artık.
Milleti rahat bırakın
Avustralya'da son gün yine aynı hataya düştü: "Kürt Kürtlüğü ile, Türk Tûrklüğüyle, Çerkez Çerkezliğiyle, Laz Lazlığıyla övünebilir."
Atatürk'ün "Övün" dediği Türk etnik Türk değildir, Türk Milleti'dir. Onun içinde Kürt de vardır, Çerkez de Laz da.
Kürt ayrılıkçıların oyununa gelip Çerkez, Laz ve benzeri unsurlara ayrı kimlikler yüklemek için sürekli tahrik ve teşvik propagandaları yapmanın ne anlamı var?
Türk Milleti'nin bir ferdi olmaktan şikâyeti olmayan insanları sürekli kışkırtmanın amacı ne?
Toplumu önce etnik alt kimliklere ayırıp sonra birleşmeyi din şemsiyesi altında gerçek leştirmek mi?
Başbakan Erdoğan dün şikâyet ediyordu: "Tek bayrak, tek millet. tek vatan dememe rağmen sanki ben tek millet değil de çift millet demişim gibi sağırlık yapıyorlar."
Hayır, söyledikleri "çift millet"ten daha fazlasına çanak tutan bir gaflet ifadesidir'
Keşke onu anlasa
Erdoğan dün TC vatandaşlığının üst kimlik okluğunu belirtip dinin "bir çimento ve şu anda en önemli birleştirici unsurumuz" olduğunu, Atatürk'ün de bunu böyle gördüğünü söyledi.
Evet, Atatürk "Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur" demiştir. "Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete maliktir. Bu faziletleri hiçbir kuvvet alamaz" demiştir.
Ama su sözler de onun:
"Dinden maddi menfaat temin edenler iğrenç kimselerdir."
Atatürk dini, özgün ve özgür kimliğine kavuşturmuştur. Onu bütün sadeliği ile vicdanlardaki yerine oturtmuş, çimento niteliğine saygı göstermiş ama asla hiçbir amacın şemsiyesi olarak kullanmamıştır.
Erdoğan Avustralya'dakl son gününde "Atatürk'ü örnek alma gayretindeyiz" demiş.
Yaptıklarına bakınca en azından şunu demek geliyor içimizden:
Gayretiniz yeterli değil Sayın Başbakan!
Ha gayret!
Başbakan kimlik üzerine ürettiği tezlerle en büyük zararı galiba kendisine verdi. Uzak ve uzun gezisinden döner dönmez, on gün boyunca devirdiği çamları ayağa kaldırmak için başladı konuşmaya. Bakalım kaç gün sürecek
Haberin Devamı

