Hâkim gibi davransın

Haberin Devamı

Türban yasağını kaldırma hamlesinin yanlış zamanda yapıldığını Başbakan hafta başında söyledi.

“Ham meyveyi kopardılar dalından” türküsünden ilham alan o konuşma, iktidara “özel destek” veren çevreleri hemen harekete geçirdi.

İktidarın yararlandığı kozlar tek tek çürüdüğü için yerel seçimde türban üstünden dini sömürmekten başka tutunacak dal kalmamıştır!

Fakat işler zorlaşıyor.

İktidar tecrübe kazanıyor ama aynı hızda toplumsal muhalefetin de dayanıklılığı ve tepki gücü artıyor.

Nitekim Başbakan’ın türban salladığı konuşma ile eş zamanlı olarak iktidarın anayasa müteahhidi Prof. Özbudun, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç ve mahkeme raportörü Can türbanı seçim malzemesi haline tekrar getirecek zemini inşa etmek için hemen harekete geçmişlerdir.

Anayasa’nın ilk dört maddesinin değiştirilemez oluşuna itirazlarını ortaya koymakta gecikmemişlerdir ama meydanın boş olmadığını da görmüşlerdir.

Bilim ve hukuk çevreleri bu tartışmanın “dinci dikta hevesi” seslendirdiğini değerlendirmiştir.

AKP’nin “kendi yönetim hukuku”nu oluşturmaya çalıştığı eleştirisi yankı uyandırırken Anayasa’yı savunmayan bir Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın “başlı başına bir tehlike” olacağı uyarısı yapılmıştır.

Asıl sarsıcı itiraz, Anayasa Mahkemesi’nin Başkanvekili olan Osman Paksüt’ten gelendir.

Kurumsal tepki...

Mahkemenin nisan ayında yapılacak kuruluş yıldönümünde Başkan Kılıç’ın “Anayasa’daki değiştirilemez ilkeleri tartışmaya açacağı” haber konusu olmuştu. Başkanvekili Paksüt dün çok yerinde bir itirazda bulundu.

“Anayasa Mahkemesi kişiyle sınırlı bir yapı değildir, bir kurumdur. Mahkeme, kararlarını heyetçe verir” dedi.

Paksüt’ün açıklaması mahkemenin varoluş sebebi ile uyumlu olmayan bir Başkan tarafından temsil edildiği garabetini bir kez daha hatırlatıyor.

Evet, birçok davada mahkemenin kararlarına ters düşen bir veya birkaç üyenin varlığı kabul edilebilir.

Ama özellikle cumhuriyetin temel niteliklerini değiştirmeye yönelik davaların hemen tümünde mahkeme kararı ile ters düşen bir Başkan örneği?..

Bu terslik Haşim Kılıç’ın kişiliğinde benzersizlik taşıyor!

Anayasa Mahkemesi kurum olarak Başkanvekili Osman Paksüt’ün ağzından kendisini savunmak zorunda kalmamalı idi.

Böylesine önemli bir meselede başkanın, yüksek mahkemeyi oluşturan heyetin görüşünü almadan, ortak bir karar oluşturmadan konuşması kabul edilemez.

Başkan Kılıç’ın yarattığı temsil zaafiyeti, Anayasa Mahkemesi’ne ağır hasar vermeye başlamıştır.

Haşim Kılıç, bu mahkemenin başkanı olarak kalmayı hak ediyor mu vicdanı ile baş başa kalıp hâkim gibi karar vermelidir!

DİĞER YENİ YAZILAR