Meclisin yeni dönem açılışı TV kanallarından bayram coşkusu havasında yansıdı.
Eminiz herkesin içini ısıtmıştır bu görüntüler. Hoş duygular ve umutlar uyandırmıştır.
Yeni meclis bu olumlu beklentileri hak ediyor. Çünkü 22 Temmuz seçimi geçen dönemin istikrar özelliğini kayba uğratmadığı gibi en önemli eleştiri konusu olan temsilde adalet zaafını da düzeltmiştir.
Birleşimi yöneten CHP milletvekili Şükrü Elekdağ’ın, seçim gecesi Başbakan Erdoğan’ın verdiği barış ve sağduyu mesajlarına gönderme yapması, kutuplaşmaya son verecek devlet adamlığı basireti konusunda herkese sorumluluk yüklemesi anlamlı idi.
“Oyun” aynı güzellikteki halkaların oluşturduğu altın bir zincir gibi gelişti. Mesela yüzde 10 barajını bağımsız adaylık çalımı ile aşarak meclise giren DTP’liler sözlerini tuttular, bölücü simgeler taşımak veya yemin metnini bozmak suretiyle skandal yaratmaya, bulanık suda balık avlamaya kalkışmadılar.
Partinin lider kadrosu başta Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk, barışçı diyalog içinde sorunlarına çözüm arayacaklarına dayalı beyanlarının samimiyetini kanıtlamak adına olmalı, sıraya girip MHP lideri Devlet Bahçeli’nin elini sıktılar.
Demokrasinin kapısı
Dünkü yemin törenini Cumhurbaşkanı Sezer ile komutanlar da keşke izlemeye gitselerdi. Çünkü TBMM’nin gördüğü saygıdan, Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı’nın şahsında temsil ettikleri kurumlar da paylarını alırlardı.
Demokrasi, pişmanlık kapısı açık duran, olumlu her değişimi ödüllendiren bir rejimdir ve Türkiye’nin şartları bu özelliklerin mutlaka korunmasını gerektirmektedir. Geçmişin acı tecrübelerinden ders almış tutum ve davranışlarından ötürü DTP milletvekilleri övülmeli ve desteklenmelidir.
Tabii ki bir günde onları var eden sebepler ve önyargılar değişecek değildir. Nitekim Ahmet Türk kanal kanal gezip PKK’yı kınadığı takdirde çözüm üretici etkinliğini kaybedeceğini söylemiş ama bunun terörü meşru ve mazur göstereceğini aklına getirmemiştir.
Eşbaşkan Aysel Tuğluk “halkların kardeşliği”nden söz etmiş, sonra kürsüye çıkıp “vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü” üstüne yemin etmiştir.
Rehinden kurtaralım
Mecliste her şey tartışılabilmelidir. Halkın aklı ve vicdanı, haksızlığı ve yanlışlığı savunanlara kaba güç kullananlardan daha ağır cezalar verebilir. Demokrasinin erdemi budur.
Kürtler insanlık onuruna sahip tek yaşamı Türkiye’de buluyor. Bunun kanıtı ve politik ifadesi demokrasi ve dünkü meclistir. Demokratik haklar durmuyor AB paralelinde gelişiyor.
Bu cumhuriyetin varlık nedeninde başkalarını zaptetme amacı yoktur. Dolayısıyla bin yıllık alaşım potası olan bu ülkeye nifak sokanlar, insan haysiyetine ve adalete karşı en ağır suçu işlediklerini bilmelidirler.
DTP’nin de dahil olduğu bu meclis, Kürt sorununu canilerin, haydutların şantajından kurtarıp demokratik diyalogun akılcı ve adaletli vicdanında çözmek için şanstır.
İnşallah bu şansı değerlendiririz!
Güzel bir meclis
Haberin Devamı

