Güvenliğimize ikinci sigorta

Dün önemli bir gündü. Petrolü olmayan Türkiye, bir anda dünya enerji piyasasının önemli aktörü haline geldi...

Haberin Devamı

Dün önemli bir gündü. Petrolü olmayan Türkiye, bir anda dünya enerji piyasasının önemli aktörü haline geldi.

Bu büyük gücü bize Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı sağladı.

Türkiye, Batı ülkelerinin Hazar havzası petrollerine doğrudan ulaşmasını sağlayacak projenin bir numaralı sahibidir.

Boru hatlarının bitiş noktası olan Ceyhan, Avrupa'nın en büyük enerji terminali olma unvanını Rotterdam'ın elinden alıyor. Bu ayrıcalık, yalnız ekonomik değil, siyasi ve psikolojik büyük kazanımlar da getirecektir.

"Türkiye'yi bölüp parçalayacaklar" diye gözleri açıkken Sevr kâbusları görenler biraz mola verebilir, biraz rahat edebilirler.

Çünkü böyle dev projelere yatırım yapan uluslararası şirketler bizim kuruntu ehlinden daha güçlü sezgilere ve istihbarata sahiptir ve bunlar geleceğinde kavga, kargaşa, bölünme görünen ülkelere para yatırmazlar.

Ayrıca bugün Hazar, yarın Kazakistan petrollerini Batı'ya taşıyan enerji yolunun büyük parçası ve pazar ayağı olan Türkiye'nin güvenliği, enerji güvenliğini garanti eden uluslararası sistemin sigortası ile de güçlenecektir.

Kötü bir mahallede yaşamanın hep bedelini ödedik. Belki de ilk kez yararını göreceğiz.

Yeni rolümüz, AB üyeliği yolundaki hızımızı ve şansımızı da olumlu etkileyecektir.

(İkinci yazı)

AKP ders aldı mı?
Böyle bir olay gelişmiş bir demokraside yaşansaydı hükümet istifa ederdi.

Ama göreceksiniz, bizde özür dileyen bile çıkmayacaktır!

Danıştay'a ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik saldırılarla ilgili soruşturma ardından açıklanan iddianame, olay sonrası hedef olduğumuz şaşırtma kampanyasının yüzsüzlüğünü ve cüretini ortaya koyuyor.

Savcılık iddianamesine göre olay, türbanı koruma amaçlı bir örgütlenmenin eylemidir. Haftalar süren soruşturmalar ardından savcılık, olayın hemen ardından toplum vicdanının sezgiler ve mevcut delillerle ulaştığı kanaati onaylamıştır.

Yani Adalet Bakanı Çiçek'in "Sabırlı olun, iddianameyi bekleyin" çağrısına hiç değilse kabine arkadaşları ve hükmettikleri bürokrasi uymuş olsaydı "derin komplo" maskaralıkları ile devlet, binbir türlü yakışıksız tertibin töhmeti altına sokulmayacaktı.

Ama AKP'nin türban kompleksi onu bir dizi hukuk devleti ihlâlinin günahına batırmıştır. İddianame dolaylı olarak bunu da anlatıyor.

İktidarın yargıyı yönlendirmeye çalıştığını söyleyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Ok'un eleştiri ve uyarıları da tarihi bir tespit niteliği kazanıyor.

AKP türbanı kaşımanın maliyetini bu sayede öğrendiyse...

İstifadan, özürden vazgeçtik, ona bile şükrederiz!

DİĞER YENİ YAZILAR