Güven, yerle bir!

Siyasetçiler dünyanın hiç bir yerinde halkın güven duyduğu insanlar değil

Haberin Devamı

Siyasetçiler dünyanın hiç bir yerinde halkın güven duyduğu insanlar değil.

GALLUP ile İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin ortak girişimi olan dev araştırma, dünya halklarının yüzde 33'ünün dini liderlere, yüzde 26'sının asker, polis ve gazetecilere güvendiklerini fakat siyasetçilere güven oranının yüzde 13'te kaldığını ortaya koydu.

Tablo Türkiye özelinde önemli farklar gösteriyor. Türk halkının en çok güvendiği kesim yüzde 41 oranıyla ordu ve polis olurken din adamlarına güven, dünya ortalamasının altına iniyor: Yüzde 24.

Medyaya duyulan güven de öyle: Yüzde 8.
Fakat siyasetçinin durumu iflâs halidir. Yüz kişiden sadece beşi siyasetçiye güven duyduğunu söyleyebiliyor.

Bunun sebebini anlamak için bir günün olaylarını dikkatle izlemek bile yeterlidir.

Herkes oynuyor
Velisi bağış yapmayan çocukların "gariban sınıfı" na toplandığına ilişkin belgeli rezalet karşısında dün Milli Eğitim Bakanı Çelik, adına yakışan sertlikte tepki gösteriyordu:
"Eğitimde birinci mevki, ikinci mevki olmaz. Buna asla müsaade etmem."

AKP'liler belki de güven kazanmak için siyasetçiden çok din adamı gibi görünmeye çalışıyorlar.

Ama neye yarar? Bakanın "olmaz" dediği şey hep oluyor. Bunu bakan da biliyor.
Suçlanan okul müdürü bile ağzından kaçırmadı mı: "Size kayıt parası verme diyor, bize diyor ki bildiğin gibi yap!"

Bu müdür yakalandığı için ceza görecek, bağış ve kayıt parası zulmü milyonlarca veliyi köpürterek ve siyasetçinin inanılırlığını kemire kemire devam edecektir!

Cevaplar nerede?
Maliye Bakanı dün televizyonlardaydı. Kendi "önemli"lerini söylediği halde halkın merak ettiği sorulara hep yan çizdi.

TÜPRAŞ'ın yüzde 14,7 hissesi altı ay önce satılmış, şirketi Koç grubu alınca bu yatırımcılar bugünkü borsa değerinden 240 milyon dolar kazanç sağlamıştı.

Devlet sırtından 6 ayda yüzde elli kâr her ülkede şüphe uyandırır.

Bakan Unakıtan "zarar da edebilirlerdi" dedi, doğrudur. Ama mesele bundan ibaret değil ki..
Yönetim yetkisini devredeceğiniz bir ihaleden önce niçin blok halinde azınlık hissesi sattınız?
Niçin satışı kamuoyuna duyurmayıp bir aracı kurumu kayırdınız?

Azınlık hissesi, büyük satıştan sonra satılsa, daha doğru ve daha kazançlı olmaz mıydı?
Maliye Bakanı bu soruları "pas" geçti. Arada sempatik halleriyle bizi güldürdü ama bu, kazık yemekten usanmış insanların şüpheci ve acı tebessümü idi..

Cevap beklemekten vazgeçmiş değiliz!

DİĞER YENİ YAZILAR