Güven vermek

Güvenlik sorunlarının başınıza dert açtığı her yeni durumda yeni kanun çıkarmak sizi korumaz ve hukuk devleti yapmaz

Haberin Devamı

Güvenlik sorunlarının başınıza dert açtığı her yeni durumda yeni kanun çıkarmak sizi korumaz ve hukuk devleti yapmaz.

Haftalardır Terörle Mücadele Yasası taslağı tartışılıyor. Kimi "Terörle mücadele uğruna özgürlükleri feda etmeyelim" diyor, kimileri "Can güvenliğinden daha önemli hak ve özgürlük yoktur" diyor.

Bunlar boş tartışmalar..
Terör olaylarındaki artışın sebebi yasaların AB uyumu ile gevşemesi, dün suç sayılan fiillerin bugün hak ve özgürlükten sayılması değildir.

Mevcut yasaların yetmezliğine karar vermeden önce yargı kurumunun yeni tehdit şartları altında yeni tutumlar ve yorumlar geliştirmesi mümkün müdür, önce buna bakmak gerekir.

Mahkemelerin kapkaç suçlarını hırsızlık yerine gasp olarak değerlendirmesi nasıl caydırıcı olmuşsa, terör suçlarının cezalarında üst limitlerin uygulanması da olumlu etki yaratabilir.

Caydırıcı ceza..
Trabzon'da McDonald's'ın kapısına bomba bırakarak 6 kişinin yaralanmasına sebep olmakla suçlanan ve tutuklanan kişi, daha bir yıl bile dolmadan hapisten tahliye edildi.

Terörle uğraşan bir ülkenin sık yaşamaması gereken bir tecrübedir bu.
Bizde yaşanıyor. Sorunun yargılamadaki takdir hatasından ileri gelmediğine emin olmadan yasalarla oynamak zaman kaybıdır.

Yakın tarih diliminde devlet adamlarımıza pek çok suikast girişimi oldu. Ama bu suçu işleyenlerin hiçbiri ibret olacak bir cezaya çarptırılmadı.

Çarptırılsaydı Kütahya'da yakalanan bahtsız adam, kurusıkıdan dönüştürdüğü bir tabanca ile Başbakan Erdoğan'a karşı suikast girişimine belki kalkışmazdı.

Başbakan herhangi bir kişi değildir, onun canına yönelen bir suç girişimi, aynı eyleme özenmesi muhtemel kişileri mutlaka korkutacak cezaya çarptırılmalıdır.
Ve o ceza yasalarımızda vardır!.

Dinle oynamak..
Terörle mücadele her şeyden önce Cumhuriyet değerlerine inancı şüphe götürmeyen devlet adamları istiyor. Çünkü tepedeki o sağlam duruş, kademe kademe tüm devlet organlarını etkileyecektir.

Başbakan Erdoğan dün suikast girişiminde bulunan saldırgan için "Onlar henüz demokrasiyi kavramış tipler değildir" dedikten sonra şunlan ekledi:

"Biz yolumuza devam ediyoruz. Bizim sadece bir makama hesabımız vardır, o da Rabbimizedir..."

Bir gün laik cumhuriyetin başbakanı gibi camilerde eylem yapanlara "Dinimizi istismar etmeyin" diyor, ertesi gün aynı istismarı kendisi yapıyor.

Hemen her cuma cami kapısında verilen ve TV'lerden yayınlanan demeçlerin haftalık olağan görüşme benzeri rutin haline sokulması da bir tertip midir?

Her sorunu göğüslemenin temel şartı Cumhuriyet'i bozmamaktır!

DİĞER YENİ YAZILAR