Hukuk zemininde iktidar ile yargı kurumu ilişkileri kara mizah öyküleri üretiyor.
Bu toplum, arananlar listesine isminin girdiğini işitince tebligat beklemeden NATO karargâhındaki (Brüksel) işini bırakıp tutuklanacağını bile bile Türkiye’ye dönen ve gerçekten tutuklanan subaylar gördü.
Şimdi ise görüldükleri yerde yakalanıp tutuklanmaları gereken teröristleri, “güvenlik güçleriyle karşılaşıp başlarına bir şey gelmeden, sağ salim yurt dışına” çıkarma derdine düşmüş siyasetçileri izliyor.
Kamuoyu önünde böylesine hassas bir sorunu çözmenin zorluğu hatta imkânsızlığı kendini her gün biraz daha belli ediyor.
Cadı kazanını karıştırma sırası dün Kandil’deki ikinci adam Cemil Bayık’a geldi.
Kıdemli terörist Bayık “Meclisin karar alması, çağrıda bulunması gerekiyor. Gerilla yasal güvenceyi görmeden tek bir adım geri atamaz” dedi.
Terör örgütünün silâhlı unsurları “silâhını bırakıp mı gitsin, yoksa silâhını yanında götürsün mü?” sorusu cevabını bulamadan yeni bir ayrışma meydana geldi.
Örgüt çekilme eylemine Meclis’çe oluşturulmuş bir hukuki zemin istiyor üstüne de “Âkil İnsanlar” kurulları için bir şart dayatıyor.
Bayık dün bu kurulun tarafsız ve bağımsız olmasını istedi. Bütün üyeleri iktidar tarafından seçilmiş bir kurulun tarafsız ve bağımsız olamayacağını savundu.
Bu itiraza hak vermemek olanağı yoktur.
Terör örgütü ile bugüne kadar diyalog kuran kişiler “devleti temsil ediyorlar” denilse bile iktidarın belirlediği sınırlar içinde müzakere yürütüyordu.
Sürece tarafsız hakem gözetimi sağlamak doğru düşünülmüş bir tedbirdir ama başarı ile işlemesi, tarafsızlığına güven duyulmasına bağlıdır.
Bu kurulla yarın bir toplantı yapacağını açıklayan Başbakan Erdoğan “Âkil insanların sürece önemli katkılarının olacağını düşünüyorum” dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın son TV mülâkatı, iktidarın tedirginlik yaşadığını gösteriyor. İktidar niçin hukuki bir zemin yaratmaya açık durmuyor sorusuna Arınç şu cevabı vermiş:
“Diyelim ki iki ay sonra diyalog kesildi eski günlere döndük. ‘Hakkımızda yasa vardı, bizi tanımanız lâzım’ diyebilirler. Bunları görmeyecek kadar
enayi miyiz?”
Enayilik ve açıkgözlük zemininde yürüyen bir müzakereden uzlaşma çıkmaz.
İktidar dileriz PKK’yı tanıyıp tanımama kavşağında değildir!
Güven sorunu
Haberin Devamı

