Güven sınavı

Türkiye 3 Kasım seçimleriyle dünyanın da merakını çeken bir değişim geçirdi. Bu merak sadece Türkiye'nin stratejik öneminden gelmiyor.

Haberin Devamı

Türkiye 3 Kasım seçimleriyle dünyanın da merakını çeken bir değişim geçirdi.

Bu merak sadece Türkiye'nin stratejik öneminden gelmiyor. İslâm'ı demokrasi ile bağdaştırma tecrübesinin tek örneği olan bu ülke, yürüdüğü tarihi süreçte hızlanacak mı, zaman mı kaybedecek?

Bu da çok merak ediliyor.

VATAN'ın bugünkü manşeti, bu bağlamda oluşan sorulara cevap veriyor.

Soruların kaynağı dünyanın en büyük ve etkin yayın kuruluşları, muhatabı ise toplumsal ve radikal hareketler alanında, özellikle de siyasal İslâm konusunda uzman bir gazeteci olan Ruşen Çakır'dır.

Tarafsız ve isabetli gözlemlere dayanan araştırmaları ile uluslararası alanda saygın bir isim yapan Ruşen Çakır VATAN ailesine katıldı.

Çakır ilk yazısında, dünya medyasının AKP ve lideri hakkında en çok merak ettiği sekiz soruya cevaplarını açıklıyor.

Tayyip Erdoğan liderliğindeki AKP'nin, ele geçirdiği şansı kullanacak akla, esnekliğe ve yaratıcılığa sahip bulunduğunu öngörüyor.


Akılcı geri adım
Ruşen Çakır'a göre Erdoğan ve onunla birlikte hareket eden islamcı kökenden gelen arkadaşlarının büyük bir kısmı "açık bir şekilde" değişmiştir.

28 Şubat gerçeği bu kadroya İslamcı çizgide fazla yol alınamayacağını göstermiştir.

O kadar ki bu tecrübe Erdoğan'ı değişimin ötesinde dönüştürmüştür.

Yabancılar da aynı şüpheyi taşıyor:

"Ya takıye yapıyorsa?."

Çakır'a göre Türkiye'deki sistem kimseye laiklik konusunda takıye yapma fırsatı tanımaz. Erdoğan'ın samimi olmaktan başka şansı yok..

Meclis Başkanı Arınç'ın türbanı devlet protokoluna sokan emrivakisi acaba talihsizlik mi yoksa şans mı oldu?

Son gelişmeler, zorlamaların yaratacağı zarar konusunda iktidarı uyardığı için belki yararlı bile olmuştur.

Nitekim Başbakan Gül, türbanı siyasetin merkezi haline getiren gelişmelerden hoşnut olmadığını söylemiştir.

Meclis Başkanı Arınç da bir mutabakat sağlanana kadar eşini resmi toplantılara götürmeyeceğini açıklamıştır.


Sezer'in altın öğütü
Evet, Başbakan Gül'ün dediği gibi "Böyle bir problem yoktur" denemez.

Ama Yargıtay "Türban laikliğe karşı başkaldırı simgesidir" derken bu sorun sadece siyasi zeminde çözülemez.

Bu konuda "Kur'an'ı bugünün aklıyla okumak lâzım" diyen din bilginlerinin de söyleyecekleri şeyler vardır.

Ama çözüm iklimini asıl, iktidarda başarılı olurken zamanı, laik rejime bağlılığındaki samimiyetini kanıtlamakta iyi değerlendirdiği takdirde AKP getirecektir.

Cumhurbaşkanı Sezer'in hükümet üyelerine "Ülkenin gerçek gündemi ile ilgilenin" tavsiyesi, bu anlamda altın bir öğüttür.

Çünkü iktidar, ipte cambazlık değil, sağlam zeminde güvenle yürümektir.

DİĞER YENİ YAZILAR