Güven kayboldu gündem değişti

AKP iktidarı sahip olduğu çok güçlü korunma imtiyazını imam hatip inadına feda etti. "Değiştik" diyen Tayyip Erdoğan'a geniş yığınlar yalnız destek vermiyorlardı, onu koruyup kolluyorlardı aynı zamanda.

Haberin Devamı

AKP iktidarı sahip olduğu çok güçlü korunma imtiyazını imam hatip inadına feda etti. "Değiştik" diyen Tayyip Erdoğan'a geniş yığınlar yalnız destek vermiyorlardı, onu koruyup kolluyorlardı aynı zamanda.

Laik rejime aykırı işlem ve eylemlerin iktidar sayesinde değil, iktidara rağmen gerçekleştiğine inanmak, bu kesimlerin umutlarını korumak adına geliştirdikleri bir savunma mekaniği idi sanki.

Fakat iktidarın imam hatiplerin önünü açmak, karşı çıkan YÖK'ü ezip geçmek amacıyla alelacele çıkardığı yasa, AKP'yi düne kadar samimi bulan kesimler üstünde elektrik şoku etkisi yapmıştır. Son günlerde medyanın haberlerinde beliren farklılığı mutlaka izliyorsunuzdur.

Milliyet Gazetesi birkaç gündür göbeği açık tişört giydiği gerekçesiyle Gaziantep Öğretmenevi'ne sokulmayan emekli öğretmen kızını haber yapıyor.

Bu kızın giremediği öğretmenevinden çıkan kara çarşaflı bir kadının resmi dün manşetteydi. "Milli Görüş'ün gençlik kolu" olarak kurulan Milli Gençlik Vakfı ile ilgili haber de dün Hürriyet'in manşetine çıkmıştı.

Yargıtay, kapatılma davasını reddeden mahkeme kararını bozarken, bu vakfın Arap milliyetçisi bir gençlik yetiştirme çabası içinde olduğu görüşüne dayanıyordu.

Dün VATAN'ın gündem toplantısına Siirt'ten "önemli bir haber" geldi: Hizbullah davası sanığı biri, bu kentte Belediye Başkan Yardımcısı olarak atanmıştı. Medyanın asıl işlevi toplumu yansıtmaktır. Medyanın gündemini toplumun hassasiyetleri oluşturur.

Düne kadar halkın AKP'deki "değişim" taahhüdüne verdiği destek medyanın da gündemini etkiliyordu. Rejime yönelik tehditleri göğüslemekte AKP'nin öteki iktidarlardan daha etkili olacağına dair güven duygusu, bu tehditlerin önemini azaltıyordu.

Ama iktidarın yarattığı imam hatip oldu bittisi, bu duyguya zarar vermiştir. Artık gericiliğe karşı AKP güvence görülmüyor artık. En azından çoğunluk böyle düşünüyor. İktidarın tutumu yüzünden toplumun tehdit algılaması değişmiştir. Doğal olarak bu değişim medyayı da etkileyecek, irtica haberleri çoğalacaktır. AKP bakalım bu değişimi ciddiye alacak mı?

Tehlikeye soktuğu güven duygusunu yeniden kazanmak için lâzım olan basiret ve cesareti gösterebilecek mi?

Yüce Divan kurtuluş!
Eski Başbakan Mesut Yılmaz'ın sözü, yeni siyasetçilere ders olmalı. Meclis Türkbank ihalesi Soruşturma Komisyonu'na bilgi veren Yılmaz şöyle demiş:

"Bu meselenin siyasi etkilerden uzak; bağımsız, tarafsız ve meşru bir zeminde karara bağlanması gerekir. Beni Yüce Divan'a göndermenizi talep ediyorum."

Bu mahkemeye girmemek için siyasi hasmı Çiller'le karşılıklı aklama anlaşması yapan Yılmaz, bugün tarihi bir tecrübeyi zapta geçiriyor. Çünkü biliyor ki, yargıçlardan oluşan en korkutucu bir mahkeme bile, siyasetçilerin oluşturacağı her mahkemeden çok daha adil, daha koruyucudur.

Acaba Yılmaz'ın talebi, dokunulmazlıklarını vermemek için direnen AKP'li milletvekillerini uyandırabilir mi?

DİĞER YENİ YAZILAR