Seçimden tek başına iktidar çıkması en çok "belirsizlik" denilen illetin zararlarından ülkeyi kurtaracak diye sevindirici olmuştu.
Fakat AKP iktidarının ilk günden başlayan türban dayatmaları ve namaz gösterileri, bu partinin "gizli gündemimiz yok" diyen sözcülerince uyandınlan güven havasına zarar verdi.
"Bu güvensizliği hak etmiyoruz" diyebilme şansını iktidar keşke kaybetmeseydi.
iktidarın başarı için güven duygusunun taşıdığı önemi farketmesi ve gizli niyetler taşıdığı konusunda uyanan şüphelere son verecek bir açıklığı ilke edinmesi gerekiyor.
Aksi halde genel kabul görecek hedefleri anlatan sözlerin aslında hangi gizli niyetlerin şifresi olarak kullanıldığı sürekli merak edilecektir.
Nitekim hükümet programındaki bazı hedefler ile AKP'nin var olduğu söylenen gizli gündemi arasında kurulan paralellikler, rahatsızlık vermeye başlamıştır.
Şifre çözümleri
Örneğin "Üniversiteler yasakların ve sınırlamaların olmadığı özgür bir foruma dönüştürülecek" vaadi, türban serbestisinin işareti mi?
"Vatandaşımızın din eğitimi ve öğretimi alanındaki beklentileri karşılanacak" sözü Kur'an kurslan ile ilgili düzenin delineceği iması mı?
"Yatay ve dikey geçiş imkânlan sağlanacak" vaadi, imam hatip mezunlarına askeri okullara girme olanağı yaratma niyeti mi?
"Kişilerin idari kararlarla kamu haklarından mahrum bırakılmasının önüne geçilecek" sözü Yüksek Askeri Şura kararlarıyla bünyesini irticaya karşı korumakta yararlandığı olanağın Silâhlı Kuvvetler'den alınacağının işareti mi?
Bu şüphelerin "öküz altında buzağı aramak" türü kuruntular olmasını dileriz.
Çünkü AKP'nin eline geçen tek başına iktidar şansını, din sömürüsüne dayalı tatminler uğruna, halkın asıl gündemini unutarak, ülkede gerilimi lüzumsuz yere artırarak heba etmesi çok yazık olur.
İki çarpıcı adım
AKP, sandığa giden her üç seçmenden ikisinin kendisine oy vermediğini hatırlamak istemeyebilir.
Ama hiç değilse kendisini iktidara getiren oyların Fazilet'ten miras kalmadığını, daha büyük desteğin, işsizliği ve yolsuzluğu önleyecek dürüst ve güvenilir bir yönetim özleyen yığınlardan geldiğini unutmamalıdır.
AKP, ilk günlerin ölçüsüzlüklerinden kaynaklanan güven kaybını telâfi etmek istiyorsa, cumhuriyetin laik karakterine zarar vereceği yolunda uyanan tedirginliği gidermeye çalışmalıdır.
Bunun için hükümet, Tayyip Erdoğan'ın "türban meselesi şu andaki gündemim değil" diyen yaklaşımını benimseyebilir..
İkinci olarak da milletvekili dokunulmazlığının daraltılacağı konusunda seçimden önce verilen, fakat sonra yan çizilen sözün tutulacağı açıklanır.
AKP'nin hedefi, aşınan güveni tekrar kazanmak olmalı.
Türbana takmış, dokunulmazlık zırhına muhtaç bir iktidar kimseye güven veremez.
Güven aşınması
Seçimden tek başına iktidar çıkması en çok "belirsizlik" denilen illetin zararlarından ülkeyi kurtaracak diye sevindirici olmuştu.
Haberin Devamı

