Genç basketbolcularımız dün ulusumuza bayram sevinci yaşattı.
Hepsini övgü ve sevgiyle kucaklıyoruz, onlarla gurur duyuyoruz.
Japonya’da yapılan Dünya Basketbol Şampiyonası’nda biz Brezilya’yı yenip üçte üç yaparken, gruptaki iddialı rakibimiz Yunanistan da Avustralya’yı aşarak bizim gibi üç maçta üç galibiyet kazandı.
Grubumuzdaki birinciyi Türkiye-Yunanistan maçı belirleyecek. Elbette dileğimiz ve hatta inancımız bu takımın gruptan birinci olarak çıkacağı ve final serisinde göğsümüzü kabartan yeni zaferler kazanacağıdır.
Takımın çoğu gençlerden oluşan oyuncuları daha şimdiden “kahraman” sayılmayı hak etmişlerdir. Çünkü milli takımımız, NBA’de oynayan yıldızlarından yoksun gitmiştir bu şampiyonaya ve bu çocuklar sporda “ruh” denilen değerin mucize yaratacak gücü takımlara kazandırdığını kanıtlamışlardır.
Onlarla ne kadar övünsek azdır.
Çünkü bu övgüyü sadece yetenek ve cesaretleri ile hak etmiyorlar. Basketbol insanların beyinsel yeteneklerini de en üst düzeyde talep eden bir spordur.
Türk milli takımı üç maçta dünyanın en güçlü ekipleriyle oynadı ve gençlerimiz maçı hep son saniyelerdeki üstünlükleriyle kopardı. En üst düzeydeki güç ve yeteneklerin eşitliğini zekâ ve taktik farkı bozdu, biz kazandık.
2010 Dünya Şampiyonası Türkiye’de yapılacak. O tarihe kadar yüzlerce İbrahim’ler, Kaya’lar, Kerem’ler, Serkan’lar yetiştirmeliyiz.
En verimli kaynak okullarda yapılan sporlardır. Okullar özendirilmeli, kulüpler desteklenmeli, oyuncu yetişmesine katkı sağlayacak şekilde 2010 için tasarlanan salonlar bir an önce bitirilmeli, medya da basketbolu halka daha çok sevdirmek için elinden geleni yapmalıdır.
Basketbolun kitlesel ilgide futbolla yarışan bir cazibe kazanması, hem gençlerimiz için, hem Türkiye için yeni imkânlar, yeni fırsatlardır.
Kahramanlarımızın yolu açık olsun!
Yuh size!
Dört günde 100’ü aşkın orman yangını çıktı ve 1500 hektara yakın orman alanı kül oldu.
“Sebep aşırı sıcaklar” dense de o korkunç şüphe hep içimizde idi. Ve sonunda gerçekleşti:
PKK “Biz yakıyoruz” diye iftiharla üstlendi!
İhanete de sapsa bir ruh bu kadar insanlıktan çıkar mı? Acaba bu suçu sadece propagandaları için üstlenmiş olabilirler mi?
Yangınların hep aynı anda birkaç yerde birden başlaması, bu itirafın gerçeği yansıttığını gösteriyor. Şunu da gösteriyor:
PKK yalnız halka değil doğaya, doğal yaşama da düşmandır.
Tek tesellimiz şu ki Kürt kökenli yurttaşlarımızı PKK temsil etmiyor.
“Ormanları Kürtçülük adına yaktıysanız yuh size!” diye seslerini yükseltenler temsil ediyor.

