Türkiye çok daha riskli barış gücü misyonlarına asker gönderdi ama hiçbiri bu kadar gürültülü olmadı.
İktidar bunun nedenine mim koymalı, toplumsal hassasiyetin işaret ettiği asıl meselenin üstüne tüm imkânları seferber ederek yürümelidir.
Ne yazık ki Başbakan bile bu gerçeğin tam farkında değil. Farkında olsa “Şehit cenazesi istemiyoruz” diye bağıran vatandaşlara “Askerlik herhalde yan gelip yatma yeri değil” karşılığını vermezdi.
Başbakan’ın basiret, izan ve saygıdan uzak sözleri harakiri girişimidir. Sonuçları da seçimde kendini belli edecektir.
Meclis dün Lübnan’a asker gönderme kararı için toplanırken şehit anaları da meclisin önündeydi.
Şehit Aileleri Derneği Genel Başkanı Mehmet Güner’in şu sözleri ulusal vicdanı isabetle yansıtıyordu:
“Başbakanımız, evlâtlarını vatan uğruna şehit vermiş insanları çok derinden incitti. Bu devletin sorumluları da oturdukları koltuklarda yan gelip yatmasın.. Terör konusunda kararlı davransın.”
TOPLUMUN DAMGASI
Şerden bile hayır çıkacağını söyleyen atasözü doğruysa son terör olaylarının gündeme getirdiği eşitsizlik eleştirileri, hak arayan toplumun damgasını geleceğe vuracağını işaret ediyor.
Dün basın açıklaması yapan şehit analarından Beyhan Yorulmaz, her gün herkesin birbirine söylediği sözleri mikrofonlara söyledi:
“Şimdi Lübnan’a asker gidecek. Ben diyorum ki önce 350 AK Partili milletvekilinin çocuğu gitsin.. Bu vatan yalnız garibanların vatanı değil!”
Başka bir şehit annesi olan Fikriye Mahmutoğlu “Benim çocuğum yan yatarak mı öldü?” dedikten sonra bir soru daha sordu:
“Niçin kendi ülkemizdeki terörü bitirmiyorlar da Lübnan’a asker gönderiyorlar?”
Şehit Anaları Derneği Başkanı Pakize Akbaba, askerlerin yan yatmadığını, yan yatanların -Başbakan’ın Amerika’daki oğlunu ima ederek- “Dünya Bankası’nda ve IMF’de çalışıp keyif yapanlar” olduğunu söyledi.
SİZ DE YÜKSELİN EFENDİLER
Evlât acısı ile yanan yüreklere bir siyasetçiden beklenmeyecek hoyratlıkla tuz bastırmıştır Başbakan.
Hiç değilse vicdan taşıyan her vatandaşa tercüman olan şehit analarının eleştirilerinden dersler çıkarmalıdır.
Devlet makamlarının sağladığı ikbalin sınırı olmalıdır.
İngiltere Kraliçesi’nin oğlunu Falkland savaşına göndermeye mecbur eden ahlâk ve akıl, bizim seçilmiş veya atanmış büyüklerimizin yaşadığı irtifaya acaba ne zaman inecek?
Korkarız ki o değerler aşağı inmez. Talip olanlar gerçekten istiyorlarsa yükselmek zorundadırlar! Millet özlüyor o günleri.
Lübnan’da görev yapacak askerlerimizin yolları ve talihi açık olsun.
Ama iktidar halka kulak vermeli ve meclisi asıl terör için olağanüstü toplantıya çağırmalıdır!
Gündem terör
Türkiye çok daha riskli barış gücü misyonlarına asker gönderdi ama hiçbiri bu kadar gürültülü olmadı
Haberin Devamı

