Gündem kilitli

Haberin Devamı

Amerika’da finans sektörünü kurtarmak mümkün olacak mı dünya merakla bunu izliyor.

Ülkeler krize karşı dayanıklılıklarını artırmak için beyin güçlerini, imkânlarını sonuna kadar kullanıyorlar.

Küresel deprem riski başımızın üstünde kılıç gibi sallanırken “Melekler kız mı, oğlan mı?” değerinde -daha doğrusu değersizliğinde- meselelerle uğraşmak elbet kaderimiz olmamalıydı.

Ama bunun suçu muhalefetin sırtına atılamaz. İktidar doğru bir gündem sundu da muhalefet itiraz mı etti?

Bayramın bile adı üstünde bölücü tartışmalar kışkırtan kişi “Gerilimin, kavganın bizim partimize yararı yok” diyen Başbakan değil midir?

“İnsanın neresi ağrıyorsa canı oradadır” derler. Soyulduğundan şüphe duyan bir halk, ne kadar önemli olursa olsun başka işlere aklını veremez.

Çünkü yolsuzluk bir topluma musallat edilebilecek en ağır vergidir. Ülke kalkınmasına kullanılacak kaynakların hırsızlara kaptırılmasıdır.

İtibarlı ekonomi gazetesi Financial Times dün AKP’yi uyarıyordu:

Gazeteye göre AKP kapatma davasından kıl payı kurtulduğu halde seçmenleri katındaki popülaritesi pek zarar görmemiştir ancak Deniz Feneri ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

Ana muhalefet iktidar partisinin yumuşak karnını keşfetmiş, yükleniyor... AKP kendini savunmakta zorluğa düştüğü için inandırıcı olmayan karşı iddialar ortaya atıyor.

Baykal’ın TV’de açık oturum çağrısına Başbakan asla yanaşmayacaktır.

“Baykal bizi kendi minderine çekmek istiyor” derken, yolsuzluk konuşulacak bir minderden galip çıkmaya umudu olmadığını itiraf etmiyor mu?

Milletvekili dokunulmazlığı kalkmadığı sürece her iktidar gibi AKP iktidarı da yolsuzluklara bulaşacaktır.

Kurtuluş, yargı denetiminin caydırıcılığından yararlanmak için dokunulmazlıkları kaldırmaktadır.

Zaten bunun adı “yasama dokunulmazlığı”dır.

Anayasamız siyaseti özgür yapsınlar diye parlamenterlere dokunulmazlık tanımıştır iş takip etsinler, komisyon alsınlar, rüşvet yesinler, kamu kaynaklarını savursunlar, hırsızları korusunlar diye değil!.

Hırsızlık bitmeden, yağmayı koruyan dokunulmazlıklar kalkmadan Türkiye gerçek bir gündeme kavuşamayacaktır.

Başbakan, milletvekillerini koruyan dokunulmazlık zırhı içinde AKP iktidarının çürüdüğünü görmüyor mu?

*****



Korkunç şüphe

Yargıtay’ın Danıştay saldırısı ile Ergenekon arasında bir bağlantı olup olmadığını araştıracağı bildiriliyor.

Bilindiği gibi Danıştay 2. Dairesi’ne yapılan kanlı saldırının suçluları ağır cezalara çarptırılmış fakat kararda bu saldırı ile Ergenekon arasında bir bağ kurulmamıştı.

Oysa Ergenekon iddianamesi, bu örgüt ile Danıştay ve Cumhuriyet saldırıları arasında bağ bulunduğunu öne sürüyor.

Yani iddianame, saldırıların darbe ortamı yaratmaya yönelik kanlı bir kışkırtma olduğu tezini savunuyor.

Böyle bir şüpheyle yaşamak hiçbir demokratik hukuk devletine yakışmazdı.

Yargıtay bu şüphenin gerçek olup olmadığını ortaya çıkararak yalnız önemli bir soruyu cevaplamayacak, aynı zamanda Ergenekon davasına bakacak mahkemenin yolunu da aydınlatacaktır.

Yüksek mahkemenin ağırlığı, bu davayı siyasi amaçlarla sömürme peşinde olanları durdurmak için de şans olacaktır.


DİĞER YENİ YAZILAR