Günah gençlere

Kömür madeninde iş aramak ekmek ve onur kavgasının son hamlesi olabilir...

Haberin Devamı

Kömür madeninde iş aramak ekmek ve onur kavgasının son hamlesi olabilir.

Yakalanan hızlı ekonomik büyüme fırsatını türban takıntısı ve laikliğe dost olmayan tutumlarla ziyan eden AKP'li milletvekillerini ve kabine üyelerini, imkân olsa da Zonguldak'a götürebilsek.

Yüzlerce metre derinde kazma kürek sallayarak 30 YTL günlük ücret almak için birbirleriyle yarışan 41 bin gençle konuşturabilsek onları.

Belki utanırlar, ülkeye zarar verdiklerini görerek belki uyanırlar.

Taşkömürü Kurumu'nun 17 yerde yaptığı seçmeler, Orta Çağın köle pazarlarını hatırlatıyor. Maden direğini bükülmeden taşıyanlar, hele avuçları nasırlı olanlar avantaj elde ediyorlar.

Okumuş olmanın fark yaratmadığı bir yarış bu. Buna rağmen 40 bin adayın 14 bini lise, 738'i üniversite bitirmiş gençler. Ve her 40 kişiden sadece biri işe alınacak.

İşimiz kolay değil
Dün Türkiye İstatistik Kurumu'nun üç aylık istihdam rakamları açıklandı.

Ülke ekonomisi bir yılda yüzde 7,6 büyüdüğü halde işsizlik ne yazık ki geçen yılın aynı dönemine göre binde iki artarak yüzde 11,9'a yükselmiş.

Ekonomik büyüme elbette sanayi ve hizmetler sektöründe yeni iş imkânları yaratmıştır ama AB sürecinin de etkilediği değişim kırsaldan kentlere göçü hızlandırdığı için ekonomik büyüme şehirlerde işsizlik baskısını hafifletmemiştir.

Kentlerde iş bulanlardan daha fazla bir nüfus köylerden buralara akmıştır. Ve böylelikle kentlerdeki işsizlik ülke ortalamasının üstüne, yüzde 13,9'a çıkmıştır.

Daha önemlisi, işsizliğin genç nüfusta daha yaygın olarak yaşanmasıdır.

Her 5 gencinden birinin işsiz olduğu bir toplumun sürüklendiği tehlikeleri, kentlerin asayiş istatistikleri haber veriyor. Bir siren sesi eksik.

Günahkâr siyaset
İşsizlik sosyal devleti, siyasal ve ahlâki değerleri tehdit ediyor, zaten dengesiz olan gelir dağılımını daha beter bozuyor. Açlık ve yoksulluk sınırında 18 milyondan çok insan yaşıyor.

Ülkenin daha hızlı kalkınmaya, daha kaliteli ve yaygın eğitime ihtiyacı var. Bir de nüfus artışını kontrol etmeye.

İşsizlik ve yoksulluk, Türk toplumunun kimliğini ve değerlerini eriten, öğüten en ciddi hastalıktır. Çünkü bölücülük ve irtica, taraftarlarını yoksulluk ve umutsuzluk tarlalarından toplayacaktır.

Bölücülük ve irtica, yoksul ve eğitimsiz yığınlara bu yüzden çoğalmayı öneriyor. Çünkü iki tehlike de ekonomik büyümenin yetişemeyeceği hızda bir nüfus artışı ile sistemi çökertmek üstüne oynuyor.

Bir ülkenin siyasetçileri bu kadar kör olabilir mi?

DİĞER YENİ YAZILAR