Türkiye'yi yönetenlerin şu sırada en çok ihtiyaç duydukları şey zihin açıklığıdır.
Bu da her sorunda en geniş danışma mekanizmalarını işletmeyi ve asla asabiyete kapılmamayı gerektiriyor.
İktidar gücünü egoizm adına kötüye kullanmak, hükümetler için de, idaresindeki toplumlar için de felâket getirir. Bu yanlışın zararlarına bizim yakın tarihimiz de tanıklık ediyor.
Nereden çıktı, endişe doğuracak bir sebep mi var? Bunu sorabilirsiniz.
Evet, Başbakan Gül'ün dün parti grubunda yaptığı konuşmayı izlerken tedirgin oldum.
Konuşmasını radyodan dinleseydim belki bu kadar rahatsız olmayacaktım.
Ama vücut dilinin söyledikleri ile birleşince, ağzından çıkan sözler eleştiriye tahammülü olmayan bir iktidar imajı uyandırdı.
Hepimizin hayatı
AKP etkileri önümüzdeki elli yılı şekillendirecek hayati sorunlarla dolu kritik bir dönemde iktidar sorumluluğunu devraldı.
Bizim hayatımız bu.. Hiç kimse ve hiçbir parti böyle bir dönemde AKP'nin başarısızlığından menfaat umamaz.
Irak savaşı.. Kıbrıs.. Ekonomik program..
Bunlar herkese, gördüğü yanlışları sözünü esirgemeden ortaya koyma görevi yüklüyor.
Elbette tüm toplumun iki yıllık fedakârlığı ile belli bir aşamaya gelmiş olan ekonomik programın tehlikeye sokulmaması için herkes sapmalar varsa bunları söyleyecektir.
Tabii ki savaş kötüdür, kimse istemez. Yeter ki barış çabaları, savaşı mecburiyet haline getiren sebepleri ortadan kaldırsın.
Eleştiri güç verir
Hükümetin barış çabalarını kimse eleştirmiyor. Korkulan, Türkiye'nin bir despotu koruyan ülke görüntüsüne girmesi, yalnız kalması ve her şeye rağmen savaş olursa bölgeye şekil verecek masada yer bulamamasıdır.
Başka bir korku da, bu sıcak gündem içinde iktidarın üniversitelerle, YAŞ kararları ile uğraşarak kredisini israf etmesidir.
Söylenenler daha çok yapıcı uyarılardır. Bunların cevabı "Biz 363 milletvekili ile buradayız. AKP 5 yıl iktidardadır" söyleminin tehdit kokan ifadeleri olmamalıdır.
Sayısal üstünlüğün iktidar demek olduğuna inanan zihniyet, Başbakan Gül'e uzak bir tehlike gibi görünüyordu düne kadar.
Yine öyle kalsın.. Gül gülümsemekten vazgeçmesin.
Gül'ün dikeni
Türkiye'yi yönetenlerin şu sırada en çok ihtiyaç duydukları şey zihin açıklığıdır. Bu da her sorunda en geniş danışma mekanizmalarını işletmeyi ve asla asabiyete kapılmamayı gerektiriyor...
Haberin Devamı

