Güler misin Ağlar mısın?

Adil bir mahkeme, hakkını teslim ettiği mağdur insanları ülkenin sadık vatandaşı yapar.

Yargının sağladığı güven duygusu, ülke bütünlüğünün de teminatı olur.

Türkiye yargıdan kaynaklanan yaralarını iyileştirmeye çalışıyor.

Özel mahkemeler eliyle yaratılan karabasan gibi bir yıkım dönemi geçirdik.

Şimdi onarım dönemine girmiş bulunuyoruz.

Balyoz adlı darbe davasının maddi ve manevi yıkımlarını göğüslemek elbette kolay olmayacaktır.

Tesellimiz, cezaları Yargıtay’ca onaylanan mağdurların önce tahliye edilmeleri, yani özgürlüklerini kazanmalarıdır.

Kimse onlara “sanık” veya “mahkûm” demesin.

Doğrusu mağdur demek

Onlar yüzyılın en çirkin iftirasına uğrayarak ailelerinden ve işlerinden üstelik lekelenerek koparılan masum insanlardır. Mağdur sıfatı onları daha iyi tarif ediyor.

Neden tahliye edilmişlerdi?

Çünkü başvurdukları Anayasa Mahkemesi, adil yargılanma haklarının ihlâl edildiğine karar vermiş ve yeniden yargılanmaları yolunu açmıştır.

Gerekçeli karar açıklandı.

Gerekçelerin hiçbiri yeni bir şey söylemiyor.

Haberin Devamı

Mağdurlar ve avukatları yüzlerce kez söylediler:

230 askeri suçlamak için gösterilen deliller kurguydu, sahteydi;

Bilirkişi raporları ile dinlenen uzman mütalâlarının hiç birine itibar edilmedi;

Tanıklıkları çok değerli olabilecek iki eski komutanla ilgili talepler, değersiz bahanelerle yerine getirilmedi..

Geç olsun, güç olmasın

“Allah ayaklarına dolaştırdı“ derler, delillerin bir çoğu bahse konu tarihlerden çok sonra üretilmiş programlarla hazırlandı.

Benzetmek yerinde ise “Seyyah Evliya Çelebi, kitabını bitiremeyeceğini anlayınca seyahatlerini uçakla yapmaya karar verdi” diyen bir iddia.. Yakışırdı.

Kanıt lâzımsa 400 yıllık bir uçağa biniş kartı bulmak bile mümkündür!

Kumpas yoluyla adalet tepelenmiştir. Anayasa teminatına sahip adil yargılanma hakkı yerle bir edilmiştir.

Şimdi bakıyoruz 230 Balyoz mağdurunun yeniden yargılanmalarını sağlayan kararı nedeniyle Anayasa Mahkememizi Avrupa Konseyi örnek mahkeme seçmiş..

Mahkeme Başkanı Kılıç, yarın Strasbourg’ta toplanacak Bireysel Başvuru Konferansı’nın açılışını yapacak.

Haberin Devamı

Gururlanmalı mıyız? Tartışılır..

Çünkü AYM’ni takdir sebepleri, Türk yargısının çağdaş ilkeleri yakalamaktaki gecikmesini yüzümüze vuruyor.

Bize kalan, yürümekte geç kalmış bebeğin attığı ilk adımları görmenin hoşluğu diyelim..

Keşke adil yargılanma hakkı diye bir sorunumuz olmasaydı ve Avrupa’dan da bu aferini almasaydık!

DİĞER YENİ YAZILAR