Gül yüzde 50

Haberin Devamı

Olmasa daha iyi ama oluyor.. Ardından gelen post kavgaları siyasi başarıları kurt gibi kemiriyor.

AKP iki başlı bir yapıya sahip olmanın meyvesini topladığı gibi bedelini de ödeyecektir.

Çift başlılık seçimde iktidar partisine yaramıştır. Bir yandan Tayyip Erdoğan, bir yandan Cumhurbaşkanı seçiminde gadre uğramış görüntüsünün sağladığı dopingle lider gücü kazanan Gül, rakiplerine meydanlarda ve ekranlarda fark atmışlardır.

Ama sıra ganimetin paylaşılmasına gelince işler karışmıştır.

Başbakan’ın “Kriz değil iş istiyorum” demesi boşuna. Çünkü cumhurbaşkanı seçimi ve yeni hükümetin kurulması kazasız sonuçlanmadan hiç kimse iş düşünmeyecektir.

İçerdekiler kazan kaynatacak, dışardakiler tırnak kaşıyacaktır.

AKP dün meclis başkanı adayını MKYK toplantısında belirledi. Eski milli eğitim bakanlarından Köksal Toptan AP-DYP geleneğinden gelen bir siyasetçi olarak Abdullah Gül’ün Çankaya yolunu açacak bir isimdir.

Dün belirttiğimiz gibi zirvedeki üç makamın hiç değilse birinde eşi başını örtmeyen bir şahsiyetin oturması planlanıyor. Eşi başını örtmeyen Köksal Toptan, Gül cumhurbaşkanlığı adaylığından feragate razı edilemezse laiklikle ilgili görüntüyü kurtaracaktır.

Tabii şu da var: AKP’nin seçim başarısı Türkiye’de “ Ilımlı İslâm Cumhuriyeti” referandumunun sonucu gibi kışkırtıcı değerlendirmelere konu olmuş, bu da hassasiyet yaratmıştır.

Bu hassasiyetin sonuçları AKP’nin iktidardaki icraat etkinliğine ağır zararlar verebilecektir.

Tayyip Erdoğan Türkiye’nin menfaatine olmayan bu gelişmelerin önünü almak üzere meclis başkanlığı yanında cumhurbaşkanlığına da eşi türban takmayan birini getirmekte yarar görebilir.

Köksal Toptan’ın meclis başkanlığı adaylığı Gül’ün Çankaya şansını yüzde 45’ten ancak yüzde 50’ye çıkarmıştır!

Bilgi varsa Çözüm var

Cehaletin dayanılmaz hafifliği her yönden yordu bizi.

Gerçek sorunlara zaman ve enerji veremiyoruz.

“Türkiye’nin Uygarlık Yolu Üniversitelerden Geçiyor” başlıklı bir araştırmanın medya tanıtımı davetini alınca fırsatı kaçırmadım.

Bilgi Üniversitesi kurucusu Lâtif Mutlu, eğitimci birikimini hayranlık uyandıran araştırmacı enerjisi ile birleştirerek “Türkiye niçin yeterli hızda ilerlemiyor. Sorun ne? Ne yapmalı?” sorularına ışık tutmuş.

Enformasyon devrimini kaçırma lüksüne asla sahip olmadığımızı söyleyen Lâtif Mutlu “Bilgi okullarda öğretilir” dedikten sonra şu tesbiti yapıyor:

“Türkiye hiç bir kademede çağdaş eğitim talebini karşılayamıyor. Bu yetersizliğin temel nedeni parasızlıktır.”

Gerçekten kapasite ve kalite bakımından yetersiz durumdayız. Mutlu’nun çözümleri şunlar: Üniversite öğrencilerinin katkı payı yüzde 25’e çıksın (Çin’de bile yüzde 26), gücü olmayana devlet kredi versin, üniversiteler öğrencilerini kendileri seçip alsın.

Rekabetin dinamiği mucizeler yaratabilir.

İyi bir Milli Eğitim Bakanı, pek çok çözümün ilhamını bu araştırmadan çıkarabilir.

DİĞER YENİ YAZILAR