Gül üstüne Oyunlar…

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanlığı seçimi yüzünden Türkiye ciddi bir krize sürüklenebilir mi?

Tahran Radyosu “Kaybolan Arkadaşlık” başlığı ile yayınladığı yorumda böyle bir ihtimalin mevcut olduğunu, üstelik de Cumhurbaşkanı Gül lehine geliştiğini iddia etti.

Bu iddia bir doğruyu mu yansıtıyor yoksa dilek mi ifade ediyor, açıklamak kolay değil. Ama Türkiye’nin İran’la çıkarlarının karşı karşıya geldiği Suriye’deki iç savaş başta, böyle çatışma alanları mevcuttur.

Radyonun yorumuna göre Abdullah Gül, yakın siyaset arkadaşı Tayyip Erdoğan’la yollarını bir süredir ayırmayı düşünüyordu ve Taksim Gezi Parkı olayları ona bu fırsatı sunmuştur.

Başbakan protestocuları çapulcu ve terörist ilân ederken Cumhurbaşkanı Gül, her demokratik toplumda insanların itiraz hakları bulunduğunu savunmuştur.

Böylelikle Türkiye’nin derin sorunlarını anlatan köklü bir anlaşmazlık da tarifini bulmuştur.

Taksim olayları ve gördüğü tepkiler, iki lider arasındaki ilişkileri düzenleyen “mutlak anlaşma”yı zedeleyecektir; bu belli. Ama kimin yararına?

Tahran Radyosu, farklı yaklaşımların toplumda sempati ibresini Gül’den yana etkilediğini, uzmanların da Türkiye’nin siyasi geleceğinde Abdullah Gül’ün daha iyi durumda göründüğünü söylediklerini yazıyor.

Ve son anketlerin bu durumu doğruladığını belirtiyor. 2014 yılı Türkiye için hassasiyeti yüksek bir yıl olacak. Anlaşıldığına göre Türkiye’nin istikrarını hedef alanlar Cumhurbaşkanı seçimi üstüne oynayacaklardır.

Bu mücadelede Gül’ün ikinci kez Cumhurbaşkanı adayı olma hakkını kullanmasının önemini vurgulamak tahrik etkisi yüksek bir silâh olacaktır.

Kritik zamanlar genellikle ülkenin bir liderini sınava tabi tutar.

Bizde ikisi birden sınanacak ve ikisi de onur kırıcı bir yenilgi almamak zorunda olacak!

İlham veren park

AİHM eski yargıcı ve CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen’i Gezi Parkı olayı çok etkilemiş.

Gerçekten de o tecrübe, Türkiye’deki farklı kimliklerin birbirleriyle iletişim kurma kabiliyetini övgüye lâyık biçimde kanıtlamıştır.

Rıza Türmen şimdi bu yeteneğin yeni Anayasa’yı yapma konusunda değerlendirilmesini öneriyor.

Çoğulculuk ve diyalog tabii önemli. Ama çoğulculuk gerçekten önemsenecekse, anayasayı yapacak meclisin seçim barajı uygulanmayan bir sistemle seçilmesi gerekir.

Aksi halde baraja takılan oylar, çoğunluk partilerinin varlığına ekleniyor. Ve helâl kazanç olmuyor.

DİĞER YENİ YAZILAR