Demokrasiyi tarif eden yapılar birer ikişer ortadan kalkıyor.
CHP Sözcüsü Halûk Koç “Cumhurbaşkanı HSYK yasasını onaylarsa yargının artık hükümet güdümünde bir resmi daire konumuna indirgeneceğini” söyledi.
Yeni yasanın anayasaya aykırı olduğu uluslararası zeminlerde bile sürekli tekrarlanıyordu.
Avrupa Parlamentosu’ndaki sosyalistlerin lideri Hannes Swoboda geçen ay Brüksel’e gittiğinde Başbakan Erdoğan’ı eleştirmiş, reformlardan geri dönmek için Gülen cemaatini bahane olarak kullanmakla suçlamıştı.
Dün CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru, HSYK’nın yapısında değişiklik öngören düzenlemenin yok hükmünde sayılmasını, iptalini ve yürürlüğünün durdurulmasını talep ediyor.
Bunun, hemen gerçekleşmesi gerekiyor. Çünkü kanun onaylandıktan sonra yüksek mahkemenin vereceği iptal kararının korkulan ihtimali önleme imkânı kayboluyor.
İptal kararı geriye dönük işlemeyeceği için iktidarın yargı kurumlarını baştan aşağı (çaycısına kadar) değiştirme fırsatını kullanmaktan çekinmeyeceği her çevrede konuşuluyor.
Toplamı 46 madde olan yasanın 40 maddesi iptal talebine konu olmuşsa düşünmek lâzım.
Ortada ağır bir yetki gasbı bulunduğunu öne süren CHP Milletvekili Ali Rıza Öztürk “Anayasa Mahkemesi’nin tarihi görevi, vereceği kararla yargıyı Tayyip Bey’in elinden kurtarmaktır” dedi.
Karar yetişmezse ne olacak?
CHP’li Öztürk’ün buna cevabı şöyle:
“Yolsuzluk soruşturmasının doğru şekilde yürütülmesini sağlayan savcılar ve hâkimler istenmeyen kişiler olarak görevlerinden alınacak ve ayarlanmış hâkim ve savcılarla yolsuzluk soruşturması örtülecektir!”
Cumhurbaşkanı hiç değilse bu sorunda kişisel kaygıların üstüne çıkmalıdır.
İyi ki olmamış!
Başbakan yanlış yapıyor.
Kabataş’taki anneyi 8 ay sonra medyanın linç ediyor olduğunu iddia etmesi garipsenecek bir tutumdur.
Bir “masal” anlatılmış, o anlatımda Türkiye türban yüzünden çıldırmış insanların yaşadığı bir yer görüntüsü almıştır.
Üstleri çıplak 70-100 adamın, kucağında bebeği baş örtülü bir kadının Kabataş iskelesi önünde saldırıya hedef olması, eğer doğruysa vahim bir durumdur.
Bu iddianın gerçek olmadığının anlaşılması en başta hükümetin başındaki siyasetçiyi sevindirmelidir değil mi?
Hayır, Başbakan bu çirkin iddiaya CHP’yi de dâhil etmek uğruna, ülkenin güvenlik kalitesini düşürmeye razı olmuştur.
Başbakan yanılgısını itiraf etse küçülmez.
İnsanlarda haksız yere güvensizlik yaratmanın vebaline katlanmaktansa bir özür her şeyi halleder...
Gül’ün kendini aşma sınavı...
Haberin Devamı

