Gül Sezer’i aratır mı?

Haberin Devamı

Benazir Butto ölmeden üç gün önce bitirdiği kitabının üç sayfasını Türkiye’ye ayırmış.
“Uzlaşma, İslâm ve Batı” adlı kitabında önemli tespitler yapıyor.
Mesela Osmanlı’nın küllerinden modern bir ülke yaratan Atatürk’ün Türk halkına milliyetçi bir laiklik aşıladığını yazmış.
Belli ki Türkiye’deki demokrasinin dayanıklılığını bu özelliğine bağlı gördüğünü anlatmaya çalışıyor.
Butto’ya göre yaşanan cumhurbaşkanlığı ve laiklik tartışmaları, Türk demokrasisinin önemini ve gücünü kanıtlamıştır.
AKP de bu meselelerde demokrasi dışı yollara başvurmamak suretiyle sadece meşruluğunu değil gücünü de artırmış ve seçimlerde bunun ödülünü almıştır.
Benazir Butto yaşıyor olsaydı AKP’nin seçim zaferinden sonra aynı düzgün çizgiyi sürdürdüğünü söyler miydi acaba?
İktidar birinci dönemde gücünü, kendisine atfedilen şüpheleri geçersiz kılma amaçlı politikalarla artırdı. Seçim başarısından sonra aynı özeni terk etmeyeceği yolunda mesajlar da verdi ama MHP’nin sunduğu destek onu baştan çıkardı.
MHP destekli hamleler
Kurumsal uzlaşma arayışlarından derhal vazgeçip önce Gül’ü Cumhurbaşkanı yaptılar, ardından aynı “takma motor” ile türban yasağını kaldırma hamlesini gerçekleştirdiler.
Öyle bir maceracı telâş ki, cumhuriyetin temel ilkelerinden laiklikte gedik açan bir suçun suçlusu konumuna düşeceklerini dahi göremediler.
Benazir Butto’nun övdüğü AKP, sorunları demokratik yollarla çözen birinci iktidar döneminin gözlemlerine dayanıyor.
Demokrasiye bağlılığın ilk şartı Anayasa’ya sadakattir.
Tayyip Erdoğan şunu düşünmeli:
AKP’yi birinci döneminde maceralara atılmaktan acaba Cumhurbaşkanı’nın Sezer olması korumuş olabilir mi?
Aynı şeyi Gül de düşünmeli.
Türban yasağını kaldırmak için yapılan anayasa değişikliği önünde bekliyor. İçinin rahat olmadığı belli. Ne karar verecek?
Ondan beklenen tavır, imzayı basıp türbana yol vermektir. Ama Anayasa Mahkemesi’nin büyük ihtimalle iptal edeceği bir yasayı ideolojik angajmanı nedeniyle imzalayarak üniversiteleri ve ülkeyi karıştıran yanlışın yol vericisi olarak tarihe geçmek ister mi?
Hevesi bu değilse, anayasa değişikliğine onay vermeden hiç değilse iki gün sonraki MGK’yı beklemeli, oradaki değerlendirmelerin ışığından yararlanmaya çalışmalıdır.
Etkileme cingözlüğü...
Bu ona Anayasa’nın yüklediği “devlet organlarının uyumlu çalışmasını gözetmek” görevinin de gereğidir. Sonrası kendi bileceği iş...
Bir de iktidarın yerleşik değerleri ve kurumları yeniden tarif etme cingözlüğü var. Bu da ayıp oluyor.
Yargıyı etkileme gayretlerine son olarak Meclis Başkanı Toptan katıldı. Toptan “kuvvetler ayrılığı” ilkesini tarif ediyor sözde:
“Biz yasama organı olarak kendimizi yargı yerine koymamalıyız. Yargı da kendini hükümet yerine koymak suretiyle hükümet icrası yapmaya kalkmamalı...”
Konuşması, Anayasa Mahkemesi’ne “Türban yasağını kaldıran değişikliği iptal ederseniz yanlış yaparsınız” mektubudur!
Böyle bir uyarı, Benazir Butto’nun yücelttiği Türk demokrasisine ve demokrasiye saygılı tutumunu övdüğü AKP’ye de hakarettir.
AKP’ye anayasa taslağı hazırlayan bilim kurulu mesela...
Anayasa Mahkemesi’nin tarafsız olmadığını ve olamayacağını, Anayasa’yı korumak için var olduğunu iktidar sorumlularına anlatsa ne iyi olur!

DİĞER YENİ YAZILAR