Gül’e yakışan vazgeçmektir!

Haberin Devamı

Yeni Sosyal Sigortalar yasasının boşluğundan yararlanmaya çalışan vatandaşlar kurumun kapısında birbirlerini ezdiler neredeyse.
Adamını bulanlar ve yüzlerini kızartanlar, yasanın yürürlüğe gireceği tarihten (30 Nisan) önce bebeklerinin bile sigortaya girişlerini yaparak onlara “daha avantajlı bir istikbal” hazırladılar.
Bu çocuklar büyüyüp adam olduklarında, babaları aynı cingözlüğü yapmamış akranlarından daha erken emekli olacaklar;
Aldıkları emekli aylığı daha yüksek olacak;
Emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenlerin emekli aylığı kesiliyor yeni yasada, bunlarınki kesilmeyecek!
Dünkü Cumhuriyet, çocukları için bu arayışa giren ve hedeflerine (!) ulaşan anne babalara Cumhurbaşkanı Gül’ün de katıldığını haber verdi.
Gül’ün küçük oğlu Mehmet Emre Gül’ün sigortaya girişi 14,5 yaşında Dışişleri Bakanı Babacan’ın ailesine ait şirkette çalıştığı gösterilerek gerçekleştirilmiş.
Ortalama Türkler...
Şimdi... Devlete, millete ait ortak zenginliklerin gizli kapaklı düzenlerle eşe, dosta, yandaşa satıldığı, paralarının kamu bankalarından sağlanan kıyak kredilerle karşılandığı bir toz-duman karambolünde bir çocuğun 30-40 yıl sonra kullanacağı üç kuruşluk bir avantajın lâfı mı olur?
Bunu soranlar çıkabilir.
Vicdanınız küçük bir tamahkârlıktan ötürü Cumhurbaşkanı’na lâf söylenmesine itiraz edebilir.
Ama iyi ahlâkın ışığı Devlet Başkanlığı’ndan bile yansımıyorsa gelecekten nasıl ve ne hakla iyi şeyler bekleyebiliriz?
Bu yapılan kanuna karşı hiledir.
Olay 2006 yılı Temmuz’unda gerçekleşmiş. Yasanın açığından yararlanan zamanın Dışişleri Bakanı Gül’dür, yararlandıran da Devlet Bakanı Babacan.
Şıracının şahidi bozacı!
Hükümet etmek, bakanların ortak sorumluluğudur. Kamu menfaati aleyhine bir açık varsa, ortak sorumluluk, deliği kapatmak, kaçağı önlemektir. Oysa burada fırsattan istifade etme ayıbı var.
Nitekim bu açık kapıdan yararlanarak menfaat sağlamaya çalışan aileleri ve onlara bu imkânı sağlayarak kanunsuz iş yapan işverenleri Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Vekili Tahsin Güney ceza tehdidi ile defalarca uyarmıştır.
Cumhurbaşkanı Gül dün oğlunun “çalışmadan sigortalı gösterilmediğini, çalışarak sigortalı olduğunu” öne süren bir açıklama yayınladı.
Cumhurbaşkanı yalan söylemez. Ama keşke nahoş rastlantıların böyle bir şüphe üretebileceğini tahmin edebilse ve “Bu haktan feragat etmesi için oğlumu ikna etmeye çalışacağım” vaadini de o açıklamaya ekleseydi.
Çünkü oğlunun feragat edeceği şey kazanılmış bir hak değil.
“Devletin malı deniz, yemeyen domuz” zihniyetini genç bir çocuğa sevdirmenin ayrıca günahı, vebali vardır.
Cumhurbaşkanı bu sorunu halletmelidir.
Evet Başbakan AKP’yi “Ortalama Türklerin partisi” diye tarif etti ama bu tamahkârlığı onlar bile hoşgörmez!

DİĞER YENİ YAZILAR