Gül’e çağrı!

Haberin Devamı

AKP laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmakla suçlandı.

Anayasa Mahkemesi iktidar partisinin bu suçu işlediğine 1’e karşı 10 oyla hükmetti.

Buna rağmen ceza konusundaki ayrışma, kapatılma kararı çıkmasını kıl payı önledi.

Çoğumuz, yaşanan korku ve gerginliğin AKP’ye ders olacağını sandı. İktidarın önümüzdeki zamanı ve fırsatları, laiklik düşmanlığı ile suçlanmayı hak etmediklerini kanıtlamak için kullanacağını ümit ettik.

Ama huylu huyundan vazgeçmiyor AKP din sömürüsünü bırakamıyor!

Geçen gün Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen, ilk ve ortaöğretim okullarında ibadethane açılmasını ve porno yayın satın alanların fişlenmesini öngören bir yasa taslağı açıkladı.

Yükselen tepkiler üzerine partiden “bu yasa taslağını benimsemiyoruz ve onaylamıyoruz” diye açıklama yapıldı.

Laiklikten sabıkalı bir parti böyle açık vermez.

Gösterilen tepki yerindedir ama inandırıcı değil.

Hamle kışkırtıcıdır

Çünkü Başsavcı’nın dosyasına çok ciddi bir delil sunan Edibe Sözen bu fahiş hatasını koltuğu ile ödemediği için şimdi çok kimse “Bilinçli olarak yoklama yaptılar, tepkiyi görünce geri adım attılar” diye düşünecektir.

Parti sözcüleri suçlamaların iftira olduğunu söylüyorlar ama din sömürüsü ve sistematik türban eylemi dışında ciddi işlerle uğraşanlar pek az...

Meselâ YÖK yeni kurulan 23 üniversite için Cumhurbaşkanı’na sunulacak olan rektör adayları listesine “türbana özgürlük” bildirisine imza koymuş 22 profesörü dahil etti.

Bu çok kışkırtıcı bir hamledir: Cumhurbaşkanı 23 üniversiteden 22’sinin başına, türban yandaşlığını eylem düzeyinde kanıtlamış kişileri atayabilir!

Türban üniversitede yargı kararı ile zaten yasaktı. Bu yasağı kaldırmak amacıyla AKP’nin gerçekleştirdiği anayasa değişikliği, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş, iktidarın bu girişimi parti kapatma talebi ile açılan davanın en güçlü kanıtı olmuştur.

Yeni ekibin asıl derdi..

Doğal olarak YÖK’ün üniversiteleri türban militanlığına kadar savrulmuş insanlara teslim etmemesi, bu kişileri aday listesine koymaması gerekirdi. Ama koymuştur.

Çünkü yeni YÖK ekibinin derdi, üniversitelerin huzur ve güven içinde yürümesi, büyümesi değil, ideolojik kavgalarında iktidara başarıyı garanti edecek şartları hazırlamaktır.

Dikkat!.. Cumhurbaşkanı Gül’ün Anayasa Mahkemesi’nin türbanla ilgili kararını görmezden gelecek kafada rektörler ataması, bu iktidarın demokratik hukuk devleti ile barış yapmaya asla niyetli olmadığının kanıtı olacaktır.

Cumhurbaşkanı “kamu kurumlarının uyum içinde çalışmasını gözetmek” görevini yerine getirmek istiyorsa, Anayasa Mahkemesi kararını uygulamayacakları beklentisi ile kendisine önerilmiş olan adayları rektör seçmemelidir.

Bu yeni üniversitelere kötü bir başlangıç, gençlere de büyük haksızlık olur. Suç olur, ayıp olur, günah olur!

DİĞER YENİ YAZILAR