Gül bu işi bitirsin artık

Haberin Devamı

Gazetecilik önemli bir kamu hizmetidir. Çünkü yönetenleri hiçbir organ medya kadar sıkı ve etkili denetleyemez.

Medya bu görevi ne kadar etkili yaparsa ülkede adalet, ahlâk ve iç barış o kadar iyi korunur.

Medya görevini yaparken soru sorar. Toplumun merak ettiği konular üstüne çevrilen projektörün işlevi, gerçekleri aydınlığa çıkarmaktır.

Hediyeler kimin?

Türkiye bu bakımdan iyi bir dönem yaşamıyor ne yazık ki.

Meselâ “Suudi Arabistan Kralı Türkiye’yi ziyaretinde Cumhurbaşkanı Gül ve eşine hediye verdi mi, verdiyse ne verdi ve bu hediyeler ne oldu?” soruları üç haftadır cevap bekliyor.

Hatırlayacaksınız; konu 17 Aralık’ta Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa’nın bir açıklaması nedeniyle bu sütunda gündeme getirildi. Ekvador Devlet Başkanı, Kral Abdullah’ın karısına hediye ettiği “yüz binlerce dolar” değerindeki mücevheri satıp bir sosyal projeye finansman sağlayacağını halkına açıklarken şöyle diyordu:

“Mücevherler ona devlet başkanının eşi olduğu için verildi. Bu mücevherler Ekvador halkına aittir...”

Haber üzerine biz de şu tahminde bulunduk:

“Otelde ayağına kadar giden Cumhurbaşkanımızın eşine alışkanlığı olduğu üzere Kral’ın bir hediye verip vermediğini kimse merak etmemişti. Şimdi Ekvador Devlet Başkanı’nın soylu jesti muhalefetin merakını tahrik edecektir.”

Beklendiği gibi oldu ama muhalefet sorusuna cevap alamadı.

Medyada yapılan sıkıştırmalar da sonuç vermedi.

Lâf çok cevap yok

Nihayet geçen gün bir TV programı Cumhurbaşkanı Gül’ü basın mensupları ile karşı karşıya getirdi. Fikret Bila soruyu açıkça sordu:

“Kral ne hediye verdi ve bu hediye için ne işlem yapıldı?”

Cumhurbaşkanı’nı sorgulama kabalığına gazetecilerin düşmeyeceğini doğru tahmin ettiği için Abdullah Gül, istenen cevabı yine vermedi.

Şeffaflığa önem verdiğini anlattıktan sonra hediyeler için yapılan rutin kayıt işlemini sanki özel olarak o emretmiş izlenimi doğuran sözlerle olayı geçiştirdi ve gelen hediyeleri kendisinin de Demirel gibi adına kurulacak bir müzeye bırakabileceğini anlattı.

Acele cevap...

Yani sonuçta yaptığı açıklamalar “Kral ne verdi?” sorusunu cevaplayacak yerde, soru işaretinin çengeline asılı merakı daha bir ağırlaştırdı.

Eski Cumhurbaşkanı Demirel dün bu konuda, kabul edilecek hediyelerin değerine bir sınır getirilmesi gerektiğini savunuyor ve sözlerini şöyle bağlıyordu:

“Aslında hediye getirilmeden önce ‘şöyle bir hediye getireceğiz’ diye sorulur. Çok değerliyse ‘getirmeyin’ denilir. Çünkü karşılığını veremezsiniz.”

Gül, Suudi Kralı’na kaldığı otelde ayağına kadar giderek karşılığı kolay ödenemeyecek bir jestte bulunmuştur.

Madem her hediyenin bir karşılığı var, hiçbir mücevher bu jestin değerini karşılayamaz.

Cumhurbaşkanı olarak devleti Kral’ın ayağına götüren Gül, halkın zihninde büyüyen merakı sonlandırmalıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR