Güçlü sigorta

Demokrasinin kendini savunma hakkı, çok güçlü bir teminat kazandı

Haberin Devamı

Demokrasinin kendini savunma hakkı, çok güçlü bir teminat kazandı. Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi'nin temyiz mahkemesi niteliğindeki "Büyük Daire"si tarafından alınan kararın önceki gün açıklanan gerekçesinde, laikliğin demokratik rejimlerin vazgeçilmez ilkesi olduğu belirtildi. Bu karar, laiklik karşıtı eylemlere karşı en hassas Avrupa ülkesi olan Türkiye için altın değerinde bir sigortadır. AİHM, Refah'ın kapatılmasına yapılan itirazı 2001 Temmuz'unda reddetmiş, Necmettin Erbakan ve Şevket Kazan bu kararı temyiz başvurusu ile "Büyük Daire"ye götürmüşlerdi. Mahkemenin kararı, amaçlarına demokrasinin tanıdığı özgürlük ikliminden yararlanarak tırmanma hesabında olan şeriatçı çevrelere tokat niteliği taşıyor. Gerekçeli kararda "Çoğulculuk demokrasinin ayrılmaz bir parçası olsa dahi ilgili devlet (...) demokratik rejimi tehlikeye atacak siyasi bir hedefin gerçekleşmesini, eylemler somut hale dönüşmeden engelleyebilir" deniyor.

Hocaya teşekkür..
AİHM'nin 17 yargıçtan oluşan "Büyük Daire"si şu iki ilkeyi de hükme bağlıyor:

• "Şeriat düzeni getirme amaçlı örgütlenme hakkı demokrasilerde kabul edilemez."

• "Yöneticilerin cihat çağrıları Avrupa insan Hakları Sözleşmesi ile bağdaşmaz."

Laik ve demokratik rejimi güvence altna alan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası için kazdıkları kuyuya böylelikle Erbakan ile Kazan düşmüş oldu. AİHM bu kadarla kalmayıp, o çukuru "laikliği Avrupa değerlerinin vazgeçilmez ilkesi" sayan içtihat ile tamamen kapattı. Erbakan ile Kazan'a "geçmiş olsun" diyemeyeceğiz ama sebep oldukları sonuç nedeniyle teşekkür edebiliriz!

AKP'ye de ders..
İrticai çevreler, laiklik ilkesinin bize özgü bir "mübalâğa" olduğuna, Batı demokrasilerinin bu soruna daha hoşgörülü yaklaştığına inanırlar. Zaten Erbakan ve arkadaştarı ile türban davacılarını AİHM kapısına götüren sebep de budur. Avrupa mahkemesinin içtihadı, dileriz geç bile kalmış olan uyanışı hızlandırır. Bu konuda Anayasa Mahkemesi'nin daha cesur ve net kararlar üretmesini beklemek yorucu ve boş bir hayal olarak kalmamalı.
Refah kararı 2'ye karşı 9 oyla alınmıştı. Laikliği savunan daha sonraki kararlar, inandırıcılığı zayıf olan çoğunluklarla çıkmaya başladı. Laikliğin güvencesi AİHM'den önce Anayasa Mahkemesi olabilmelidir. Milli Görüş temelinden gelen AKP iktidarı temsil ettiği umutları hak etmek istiyorsa bu karardan ilham almalıdır. Devletin tepe noktalarında süren türban oldu-bittilerine son verilmelidir. Çünkü bu karar, değişimi önermiyor demokrasi adına emrediyor!

DİĞER YENİ YAZILAR