Güç yarışı değil akıl sınavı

Rektörleri iki gün sonra Van'a sürükleyecek olay, hükümet bir yana devletin iki önemli kurumunu karşı karşıya getiriyor

Haberin Devamı

Rektörleri iki gün sonra Van'a sürükleyecek olay, hükümet bir yana devletin iki önemli kurumunu karşı karşıya getiriyor.

Rektörler, tutuklanan Van Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın'ın şeriatçı bir komplonun kurbanı olduğunu, medreseleştirilmek istenen üniversitenin laik yapısını savunduğu için bedel ödemeye mahkûm edildiğini ilân ettiler.

Suçlamaya konu ihale yolsuzluğu ile ilgili dosyanın YÖK'e gönderilmesini ve Prof. Yücel Aşkın'ın serbest bırakılmasını istediler.

Bu hareketin en önünde duran Prof. Dr. Erdoğan Teziç YÖK Başkanı olmaktan önce ülkenin en saygın anayasa hukuku hocasıdır. Yargıya intikal etmiş bir konu üzerinde yönlendirici kanaat ifade edilemeyeceğini herkesten önce o bilir.

Anayasa'nın 138'nci maddesinin ilgili bölümü açık:

"Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz."

İkisi de vazgeçilmez
Peki, bu durumda Prof. Teziç'in okuduğu ve rektörlerin hep birlikte uzun uzun ayakta alkışladıkları bildiriyi nereye koyacağız ve nasıl açıklayacağız? YÖK Başkanı Teziç "Rektör Yücel Aşkın'a sahip çıkmak, Cumhuriyet'e sahip çıkmaktır" dedi.

Bu durumda hukukun üstünlüğü ile üniversitenin özgürlüğü arasında bir tercih mi yapacağız? Bu değerlerden birini savunmak adına öbürünün zedelenmesine razı mı olacağız?

Elbette hayır.. Cumhuriyete sahip çıkmak hepimizin görevi ve bu görevi de hukukun üstünlüğüne saygı göstererek yerine getireceğiz.

Ama ortada anayasa profesörü olan rektörleri bile çileden çıkaran yanlışlar ve komplo yargısı uyandıracak durumlar varsa, onları da hiçbir komplekse kapılmadan irdelemekte yarar vardır.

Yargı güven verirse
Rektör Yücel Aşkın suç işlemişse yargılanacak ve cezasını görecektir. Ama şeriatçı örgütlenme ile mücadele ettiği için suç üretiliyor ve harcanmaya çalışılıyorsa da buna izin verilmemelidir. Rektör Aşkın'ı tutuklamak için iddiaların abartıldığı ve yasaların zorlandığı izlenimi uyanmıştır.

Rektörün iktidar tarafından "kara liste"ye alındığı da ortadadır:

Yeni yıl bütçesinde tüm üniversitelerin ödenekleri yüzde 50 ile 121 arasında artırılırken Van Üniversitesi'nden 465 milyar lira kesinti yapılması, siyasi komplonun vehimden fazla bir şey olduğunu kanıtlamaktadır.

Çağrımızı tekrarlıyoruz:
Yüksek yargı bu meseleye el koymalı ve Van'a gitmekten vazgeçmelerini sağlayacak güven duygusunu rektörlere kazandırmalıdır.

Cumhuriyet Bayramı'na cumhuriyetin iki vazgeçilmez kurumu çatışma halindeyken girmeyelim!

DİĞER YENİ YAZILAR