Gri bulutlar

Haberin Devamı

Savaşlar, bir araya gelince dünyaya hükmedeceğini sanan devletlerin bloklaşması ile başlıyor.

Sonra tarihte defalarca tekrarlanmış yıkımlar geliyor. Cana susamış rekabet, korkularla ve güvensizlikle beslenerek hayatı cehenneme çeviriyor.

Kafkasya’daki kriz, dünyayı felâkete sürükleyecek bir patlamanın ateşleyicisi olacak kadar önemli görünmüyordu.

Ama uluslararası düzenin olumsuzlukları zaptedilemeyecek bir birikim yaratmış olmalı ki kürenin en zayıf yerinden patlamıştır.

Geçen yıl Münih’te toplanan Güvenlik Konferansı’nda Putin’in yaptığı konuşmaya dikkatlerini verenler için bugün yaşananlar sürpriz değildir.

Putin o gün uluslararası ilişkilerde askeri gücün sınırsız şekilde kullanıldığından şikâyet ediyor, nükleer silâh edinmeye çalışan ülkeleri bu güvensizliğin teşvik ettiğini öne sürerek Amerika’yı sorumlu tutuyor, Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı dağılırken Batılıların verdikleri sözleri unuttuklarını yüzlerine vuruyordu.

Tek kutuplu bir dünyanın Rusya için sadece kabul edilemez değil, imkânsız da olduğunu ilân ederken Sovyetler Birliği hezimetinin rövanşına çıkma cesaretini kazanmaya başladıklarını belli ediyordu.

Kötü işaretler hızlandı

Güney Osetya’ya yönelik askeri harekât Gürcistan lideri Saakaşvili’nin tarihi gafıdır ve bu gafa küresel düzeni yönettiğini zanneden siyasetçiler de ortaktır.

Rusya’nın dünyayı “köpeksiz köy” gibi gören Amerika’ya itirazını göstermek için pusuda beklediği gerçeğini görememişlerdir.

Kafkasya’da patlayan kriz bölgesel kalmaz. Çünkü patlama sadece oradaki sebeplere dayanmıyor. Rusya kaybettiği devletleri geri istiyor ve sistemli olarak kuşatıldığı hissini yaşıyor.

O nedenle çözüm, soğuk savaşa son veren diplomasi becerisinin tekrarlanmasını gerektirecektir.

Gelişmeler vahim demeseniz bile ciddidir.

Moskova, Karadeniz’e doluşan NATO gemilerinin Montrö Sözleşmesi’ne göre 21 gün sonunda buradan çıkmaları gerektiğini, aksi halde Türkiye’nin sorumlu olacağını tehdit kokan bir ifade ile açıklamıştır.

G-7 Ülkeleri Rusya’nın Abhazya ve Güney Osetya’yı tanıma kararını kınarken dün Tacikistan’ın başkentinde Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Rusya, Çin, Kazakistan, Kızgızistan, Özbekistan ve Tacikistan cumhurbaşkanlarından oluşan zirvesi toplandı.

Pakistan, Hindistan ve İran da zirveye konuk-gözlemci olarak katıldılar.

En çok onlar yararlandı

Yeni bir “Doğu Bloku” denemesi ile mi karşı karşıya bulunuyoruz?

Zirve bildirisinin Kafkasya’daki Rus eylemlerini onaylayan ifadeler taşıması, bu örgütün dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyor.

Ayrıca Rusya’nın 10 bin km. menzilli bir balistik füze denemesini dün gerçekleştirmesi ve bunu duyurması da, barışı kurtarmak için geç kalmamak gerektiğini anlatan bir gelişmedir.

Avrupa Birliği bunu anladı galiba..

Dönem başkanı Fransa’nın Dışişleri Bakanı Kouchner’e kalsa geçen hafta ciddiye alınacak bir durum yoktu.

Ama AB Zirvesi Pazartesi günü toplantıya çağrılmıştır ve Bernard Kouchner Rusya’ya karşı yaptırımlar düşünüldüğünü belirtmiştir.

Soğuk savaş dönemini bitiren diplomasi birikimi son krizi üreten sorunları çözebilir. Krizin uzaması Türkiye’ye çok zarar verecektir.

Gücün sarhoşluğu değil barışçı akıl ön plana çıkarsa, Rusya ve onun yanında saf tutan ülkelerin yöneticileri, küreselleşmenin getirdiği güç ve imkânları feda edemeyeceklerdir.

En çok kendileri yararlandıkları için sistemin ateşe verilmeden onarılmasını onlar da isteyecektir.

DİĞER YENİ YAZILAR