Göz çıkarmak!

O üç noktayı nereye isterlerse koysunlar. Yeter ki iki nokta üst üste koyarak yaptığımız çağrının gereğini yerine getirsinler:

Haberin Devamı

O üç noktayı nereye isterlerse koysunlar. Yeter ki iki nokta üst üste koyarak yaptığımız çağrının gereğini yerine getirsinler:

Siyasi dokunulmazlıklar, yolsuzlukla mücadelenin en önemli engeli haline gelmiştir.

Yolsuzluk söylentilerinin kirlettiği bir koalisyonu cezalandırma hıncı ile hareket eden halkın iktidara getirdiği AKP şu anda aynı girdaba kapılmış durumdadır.

Seçimden önce halka verdikleri sözü tutmamak için "kurt masalı" taktiği ile bahaneler üreten iktidar yöneticileri gaflet içindedirler. Genelde siyaset kurumuna, özelde kendi partilerine büyük zarar veriyorlar. Halkın güven duygusu ve saygısı hızla düşüyor.

Bütçede Başbakan, CHP liderinin suçlamalarını cevaplarken Baykal'ı ispata davet etti ve "ispatlamayan" için lâyık gördüğü niteleme yerine üç nokta koydu. CHP lideri de, iş efelenmeye geldiği takdirde altta kalmayacağını ispatlayan bir karşı atak yaptı.

Sonuç ahlâki rezalet, siyasi iflâstır!

"Eyvallah" olmaz!.

Küfre varan atışmalar arasında devlet ve millet soyuluyor, soyanların yakasına adalet yapışamıyor.

Başbakan yargının önünü kapatıyor, sonra da "ispatlayın" diyor. Bir davanın, imtiyazsız sanıkları mahkûm olmuşken, dokunulmazlığı olduğu için kurtulan öteki sanıkları için daha başka hangi ispat gerekir?

Tayyip Erdoğan "Siyaset Meydanı"nda yine eski plâğı çaldı:

"Eğer dokunulmazlıkların kaldırılması isteniyorsa, bu ülkede ne kadar dokunulmaz varsa hepsinin dokunulmazlığı kaldırılsın. Hep birlikte olursa eyvallah."

"Haydi güle güle" diyemeyeceğiz, kusura bakmasın!

1. Dokunulmazlıkları kaldırmanın şartı, bütün imtiyazlara son vermekse iktidar üç yıldır neyi bekliyor? Birilerinden mi korktular, yoksa bu bahaneyi kendileri için mi saklıyorlar?

2. Dokunulmazlık sadece milletvekilleri için vardır. Diğer kamu görevlileri için yargılanma engeli söz konusu değildir.

Beterin beteri var

Öteki kamu görevlileri ile ilgili iddiayı tek başına Rektör Yücel Aşkın'ın tutuklanması bile yalanlıyor.

Aynı şekilde Türk Silâhlı Kuvvetleri'ni karalamaya yönelik sinsi ve sistematik çabalara rağmen askerlerin yolsuzluklar üzerine kararlılıkla girmesinden, zanlıları yargıya teslim ederek yargılanmaları ile ilgili haberlere hiçbir sınırlama getirmemesinden ibret alınmalıdır.

AKP yöneticileri dokunulmazlıkları kaldırmama gerekçesi olarak "yargıya güven duymamalarını" göstermişlerdi. Bu unutulmadı. CHP Milletvekili Atilla Kart'a göre iktidar tehlikeli bir oyun peşindedir:

"Kamuoyu yanıltılarak zaman kazanılıyor. Bu arada Yargı'da kritik noktalara özel atamalar yapılarak gerekli kontrol ve yönlendirmeler gerçekleştiriliyor. Bu süreç tamamlandıktan sonra 'buyrun gelin, düzenlemeyi yapalım' denecektir."

Böyle bir planın başarısı yağmurdan kaçarken doluya tutulma bahtsızlığını doğurur.

Dokunulmazlıkları halletmenin bedeli yargıyı katletmek olacaksa eksik olsun!

DİĞER YENİ YAZILAR