Görgüsüz!

Hükümetin en yeni bakanı Koç bir tos vurdu ve koca bir çamı devirdi

Haberin Devamı

Hükümetin en yeni bakanı Koç bir tos vurdu ve koca bir çamı devirdi.

Kaldır kaldırabilirsen..

Turizm Bakanı yapılan zatı muhretemin şu lâfına bakar mısınız:

"Kitle turizminde Almanlar fazla para bırakmıyor. Ancak Ruslar sonradan zengin olmanın görgüsüzlüğüyle fazla para bırakıyorlar. Ruslar bu söylediğimi duymasın. Bu sene çok Rus turist bekliyoruz!"

Muğla'da Belen Kahvesi'nin açılışı yapılıyor, TV kameraları şakır şakır çalışıyor ve bakan "Ruslar bu söylediğimi duymasın" diyor.

Bu Koç'u hangi analar doğurmuş?!

Ülkesine en iyi parayı bırakan bir milleti "görgüsüz" diye aşağılayan ilk Turizm Bakanı.. Ona artık Turizmi Tahrip Bakanı demek daha yerinde olacaktır.

Aşağılamalara tepki gösterme tekeli bizde mi? Başka milletlerin onuru yok mu?

Bakan'ın bu sözleri Rus medyasında çıktığında tatil özlemlerini Türkiye ile özdeşleştiren Ruslar ne düşünecekler?

Elbette öfke duyacaklar ve hevesleri kırılacaktır. Kendisini "sonradan görme" kabul eden bir ülkede kim misafir olmak ister?

Bakan'ın yaptığı ne siyasettir, ne ticaret.

Bindiği dalı kesmektir, velînîmete nankörlük etmektir. Lâfı dolaştırmaya gerek yok, düpedüz patavatsızlıktır!

Atilla Koç dün yarattığı tahribatı onarmak için beyhude çabalar harcadı.

TV'lerde yayınlanan açıklamasında şakacı bir yapıya sahip olduğunu, akıbetinin böyle olacağını düşünemeden kastini aşan sözler sarfettiğini ezile büzüle ifade etti ve sonra Rusya Büyükelçisi'ne üzüntülerini ve özrünü bir mektupla bildirdiğini anlattı.

Oysa bu kadar zahmete hiç gerek yoktu.

Bu rezaleti iki satırlık bir istifa mektubu en iyi şekilde temizlerdi.

Atilla Koç yalnız Turizm değil aynı zamanda Kültür Bakanı'dır. Hiç değilse kültürümüze bu uygar kurumu kazandırsa olmaz mı?

Bunun gerçekleşmeyecek bir umut olduğunu biliyoruz. O nedenle de Başbakan Erdoğan'ın ne yapacağını bekliyoruz.

Çünkü Turizm Bakanlığı'na yanlış bir seçim yapmıştır. Düzeltmek görevidir.

İnsan sarraflığı, liderliğin şartıdır. Devirdiği çam bu defa bakan Koç'un üstüne düştü.

Yarın Başbakan'ın üstüne düşecektir.

Dinamit gibi olduk
Toplum küçük bir kıvılcımla patlamaya hazır dinamit haline geldi.

Trabzon olayı bu korkutucu gerçeğin kanıtı.

Beş kişinin cezaevleriyle ilgili bildiri dağıtma girişimi "bayrak yakıldı" dedikodusu yüzünden bir anda linç teşebbüsüne dönüşmüştür.

Polisin yerinde müdahalesi Türkiye'yi üzecek ve utandıracak sonuçları önlemiştir. Bu bir şans ama şans her zaman yaver gitmez.

Yaygın işsizlik zaten yılgın, öfkeli ve huzursuz bir toplumsal taban oluşturmuştur.

Bayrağa saygısızlık türü olaylar, Kıbrıs ve PKK konularında Türkiye'ye haksızlık yapıldığı söylemleri, bu hassasiyeti küçük bir tahrikle bir anda şiddete dönüştürmeye yetmektedir.

Siyaset ve medya şu dönemde slogancı değil aydınlatıcı olmak zorundadır.

Milliyetçi endişeleri kargaşa yaratmak amacıyla körükleyip tahrik edenlere karşı halkı korumak herkesin ilk görevi olmalı.

DİĞER YENİ YAZILAR