Seçim demokrasinin tek şartı değildir ama dürüst bir seçim ilk şartıdır!
Yeni bir seçim yaklaşıyor ve rejimle ilgili kaygılar besleyen yığınlar yine hile yapılacağından korku duyuyor.
Boş bir kuruntu değil, sebebi olan bir korkudur bu.
2007 Temmuz seçimine dört ay kala İstanbul Milletvekili Bülent Tanla meclis kürsüsünden 4,5 milyon seçmenin yazılmadığını iddia etmişti.
Ciddiye alınmadı, çare aranmadı.
Önümüzdeki Haziran’da yapılacak seçimde şimdi 50 milyon dolayında vatandaş oy vermek üzere sandık başına çağrılacak.
Bu rakam 4 yıl içinde seçmen sayısının
8 milyon artmış olduğu anlamına geliyor.
Böyle bir seçmen patlaması mümkün olamayacağına ve bugünkü seçmen sayısının gerçeğe daha yakın olduğu kabul edildiğine göre ne çıkıyor?
Demek ki 2007 genel seçiminin
4,5 milyon eksik seçmenle yapıldığı iddiası tam olarak gerçeği ifade ediyormuş!
“Pardon” diye geçiştirilecek bir hata değildir bu durum. Çünkü yere göğe koyamadığımız milli irade doğru tecelli etmemiş, o özürlü meclis tablosuna dayanan iktidar gücü, rejimin niteliğini değiştirecek ölçekte Anayasa değişiklikleri yapmıştır.
Yargı denetimi şart
Halkın dürüst bir seçim için gösterdiği hassasiyetin sebepsiz olmadığını saptadıktan sonra sıra şu sorunun cevabını aramaya geliyor:
Geçirilen tecrübelerden çıkardığımız derslerle halka güven veren bir seçimin altyapısını kurup sistemi işletmeyi başarabilecek miyiz?
Yargıtay Onursal C. Başsavcısı Sabih Kanadoğlu dün bu konuda cesaret kırıcı şeyler söyledi.
Bir buçuk yıl önce “adrese dayalı kayıt sistemi” getirildiğini belirterek şöyle dedi:
“Seçimler YSK denetiminden çıkmıştır. İçişleri Bakanlığı’na bağlı seçmen kütüğü düzenlenirse güvenemezsiniz!”
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) bir yargı kurumudur ve sorumluluğunu taşıdığı seçimlerin hile gölgesinden uzak bir şekilde gerçekleşmesi için gereken her şeyi yapmaya hazır olduğunu belli etmektedir.
Bu iyi niyetin sonuç vermesi, partilerin işbirliği için istekli olmalarına bağlıdır.
Halkın kafasındaki şüpheleri gidermek arzusu taşıyan bir YSK şanstır.
Seçmen kütüklerini gerçekçi hale getirmenin kestirme yolu ise işbirliği kurmak...
Harp oyunu gibi prova
Büyük şüpheyi üreten sebep, seçim sonuçlarını erken saatte açıklamaya yarayan bilgisayar programının işletilişidir.
Güvenli bir seçimin sigortası belli:
Seçim günü en az üç büyük parti bütün sandıklarda temsilci bulunduracak, o sayede tüm sandık sonuçları parti merkezlerinde değerlendirilecek, ayrıca isteyen tüm partilerin görevli uzmanları, bilgisayar programının işleyişini YSK merkezinde izleyecektir.
Bilgisayar yazılımının, rakamları iktidar partisine yontan nalıncı keserini gizlediği söylentisi bir şehir efsanesi gibi dört yıldan beri dolaşıyor.
Bu kara gölgeyi seçimden önce kaldırmak çok iyi olur.
YSK partilerden temsilciler davet ederek onların katılacakları bir provayı seçimlerden önce düzenleyebilir. Askerlerin “harp oyunu”na benzeyen, hayali rakamlara dayalı bir “seçim oyunu” ile önce parti yöneticilerinin beslediği şüpheler giderilir.
Ve sonra partilerin de namusuna kefil oldukları bir seçimin güvenli yolu açılır.
Bu hayali gerçekleştirmek şansı vardır, kullanalım...
Gölgesiz bir seçim mümkün
Haberin Devamı

