Gök gürültüsü

Haberin Devamı

Toplum vicdanı eskiden acı çeker ama öfkesini dışa vuramazdı. Şimdi gök gürültüsünü andırıyor...

Gazetelerin internet sitelerinde dün en çok tepki alan haber, Ankara’da doğalgaz faciasına kurban verdiğimiz üniversiteli gençlere yönelen hakaret ve iftira oldu.

Başkent Doğalgaz Genel Müdürü Veysel Karani Demir, güvenlik alanında ne kadar geri kaldıklarını ve facianın bu yüzden geldiğini gözden kaçırmak için çok çalıştı.

Gazetecilere “Çok soru almayayım; malum bugün cuma” diyerek takım arkadaşları gibi kutsala sığınmak istedi ama yetmedi.

Kaçarken telaşla büyük bir hata yaptı:

“Gençlerin her biri bir tarafa düşmüş. Kimisi yerde, kimisi yüzükoyun, kimisi belden üstü yarı çıplak” deyiverdi.

“Alem yapıyorlardı, Tanrı’nın gazabına uğradılar” düşüncesi uyandırma kasıtlı bu yalanı düzeltmek zorunda kaldı sonra.

Tepkiler tsunami gibi yükselince şunu dedi:

“Gençler kesinlikle giyinik, günlük kıyafetliydi. Bir delikanlının gömleğinin düğmeleri beline kadar açıktı. Bu gencin muhtemelen havasızlıktan bunalıp gömleğini açtığını düşündük.”

Baştan söylesene şunu.. Düğmeleri açık kişi kız değil erkekti ve onun için bile “belden üstü yarı çıplak” denilemezdi.

O anlatım şeklinin, gençlere yönelik fitne fesat tezgâhına katkı sağlamak olacağını bu adamın tahmin etmemesi mümkün mü?

AKP bilgi ve uzmanlığa değil cemaat ve tarikat kaynaklı kadrolaşmaya inandığı için hızlandırılmış tren faciasından beri teknik bilgi ve tecrübe gerektiren tüm hizmet alanlarında cahilliğin bedellerini ödüyoruz.

Genel Müdür Demir “İstifa etmemi Melih Gökçek istemiyor” demişti cuma günü.

Biz de bu tavrı “Gökçek asıl sorumlu olarak kendisinin istifa etmesi gerektiğine karar verdi galiba” diye yorumlayıp umutlanmıştık. Yanıldık tabii...

Kendine kıyamadı, genel müdürünü feda etti. Ama kurtulamaz.

Asıl hesap 29 Mart’ta kesilecektir.

Internet sitelerinden yansıyan öfke Gökçek’i indirmeden dinmeyecek gibi görünüyor!

Ya adalet ya zulüm

Çocuk tacizi ile suçlanan Vakit yazarı Üzmez’in tahliyesini sağlayan Adli Tıp raporuna itiraz adalete hizmettir.

Adli Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Doç. Dr. Serhat Gürpınar, hatalı raporu veren komisyon başkanının değiştirilmesini ve eksik çocuk psikiyatrı kadrosuna atama yapılmasını sağlayarak bu hizmeti yerine getirdi.

Bu sayede mahkemenin yolu aydınlanacaktır.

Bu hizmet teşekkür almalı ama Doç. Dr. Gürpınar teşekkür almadı, Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu’nun başından indirilip Gaziosmanpaşa’ya sürüldü, yani ceza aldı.

İktidarın ne yapmaya çalıştığı belli: Adalet duygusu kendini ifade edemesin istiyorlar.

Ve bunu yaparken, çocuk tacizi gibi aşağılık bir suçu koruyor görünmek ayıbına bulaşmak bile onları durdurmuyor.

Adaletin boşalttığı her yeri de tabii zulüm dolduruyor!

Dikkat son fırsat!

Seçmen listeleri yarın tekrar askıya çıkıyor.

Mükerrer oy tehlikesine duyarlı vatandaşların ve partilerin kullanacakları son şans bu.

Listeler 30 Ocak’a kadar askıda kalacak.

Adının listede var olduğunu kontrol etmemiş seçmenler bu son şansı mutlaka kullanmalı, partiler de mükerrer yazılımların silinmesini sağlayacak örgütlenmeyi kurup geceyi gündüze katmalıdırlar.

Seçimde yenildikten sonra çöplüklerde oy arayıp “sahtekârlık yapıldı” diye feryat etmenin kimseye faydası yok çünkü.

Geçmişten ders alalım!

DİĞER YENİ YAZILAR