Gizli tanıkla adalet olur mu?

Haberin Devamı

Masum birinin bir gün bile haksız ceza çekmesindense 10 suçlu varsın özgür dolaşsın!

Adaletin insanlar için taşıdığı kutsal önemi daha iyi ifade edecek söz az bulunur.

VATAN’ın dünkü manşeti, yaptığı gizli tanıklık sayesinde Ergenekon davasına ihtiyaç duyulan tanığı bizzat sağlayan, karşılığı olarak özgürlüğüne kavuşan, ailesiyle beraber yaşamı, geleceği devlet korumasına giren gizli tanık Osman Yıldırım’ın hikâyesini anlatıyordu.

Osman Yıldırım 17 Mayıs 2006’daki Danıştay suikastinin sanığı Alpaslan Arslan’la beraber müebbet hapse mahkûm edilmişti.

Sonra peş peşe beraat kararları geldi.

Sırrı neydi bu şaşırtıcı gelişmelerin?

Osman Yıldırım dava süresince sürekli ifade değiştirdi.

Sonra anlaşıldı ki Tanık Koruma programına dahil olma hakkını elde etmiş.

Ama şöyle bir şüpheli durum vardı:

Örgüt yaratıldı..

Bir savcının “Osman’ım” diye hitap ettiği Osman Yıldırım, tanık olduğu olayları mahkemeye taşıyan bir doğrucu tanık mıydı, yoksa gizli tanık imkânından yararlanmaya çalışan yalancı tanık mı?

“Osman’ım” çağrısındaki yakınlık ve koruyucu sıcaklık Osman Yıldırım’ın davanın gidişine önemli bir katkıda bulunduğunu ele veriyor.

Gerçekten de Osman Yıldırım’ın ifadesi, Ergenekon davasını bir terör örgütü davası haline getirmenin fırsatını hazırlamıştır.

Ergenekon’u terör örgütü olarak tanımlayıp yargılanması için gerekli olan silâhı ve silâhlı eylemi mahkemeye Osman Yıldırım getirmişti.

Son duruşmaya üç ay kala, verdiği bilgilerin gerçeği anlattığı kabul edilmiş ailesiyle beraber ortadan kaybolmuştur.

Gizli tanık piyango

İsterse yurt dışında yaşayabilirler. Eşi ve çocuklarıyla nereye yerleştiler?

Yeni kimlikler aldılar; tanınmamak için estetik ameliyat yaptırma hakkı da bulunuyor; acaba gizli tanık Osman kime, neye benzedi?

Gizli tanıklığın her şeye rağmen adalete hizmeti inkâr edilemez.

Ama gizli tanığın aranan gerçeği tek başına ispatlamayı başarması da her zaman mümkün değil.

Osman Yıldırım’ın durumu, bir gizli tanığa hak ettiğinden daha fazlasını tanıyor.

Söylediklerini doğru kabul etmek, ona hak edilmemiş bir aftır.

Sabıka kaydında kız kardeşini öldürdüğü, dört yıl yatıp çıktıktan sonra 18 yaşındaki yeğenini erkeklere pazarladığı yazıyor.

Ve daha bir sürü suç...

Böyle birinin pişmanlığına ve ifadesine inanarak hüküm kurulabilir mi?. Kurulmamalı.

Cezaevi hücrelerinde, kendilerinden istenen yalanları ezberleyip mahkemede tekrarlayarak kurtulmak için teklif bekleyen onlarca gizli tanık yatıyor!

DİĞER YENİ YAZILAR