Gitmek lâzım

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı Gül milli maç nedeniyle Ermenistan’dan aldığı daveti kabul etmeli mi?

Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ın davetine uyup 6 Eylül’de Erivan’a gitmeli mi?

Kamuoyu araştırmaları “gitmesin” diyenlerin çoğunluğu oluşturmakla beraber “gitmeli” diyenlerin yüzde 40’ın altına düşmediğini gösteriyor.

Yani sorunun, fanatizme sapmadan Türkiye’nin menfaatlerine ve bölgede oynamaya çalıştığı role uygun bir akılla tartışılması gerekiyor.

Spor, dış ilişkilerdeki buzları eriten sıcak bir alet olarak ilk kullanılmayacak.
Amerikan ve Çin masa tenisi takımları arasındaki maçlar sayesinde kurulan diplomasi kısa zamanda ABD Başkanı Nixon’ın Çin’i ziyaret etmesi zeminini yaratmış, o gelişme de 37 yıl önce Çin’i dünyaya açmıştır.

Anlaşılıyor ki Türkiye ve Ermenistan’ı yönetenler de artık aynı sınırı paylaşarak donmuş önyargıların düşmanlığı ile konuşmadan yaşamanın yararsızlığını fark etmiş ve iki ülke arasındaki milli maçtan yeni bir ufuk açmak istemişlerdir.
Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan Abdullah Gül’ü ülkesinde yapılacak maça davet ettiğinde olay Ankara’da sempati görmüştür. Ama davete icabet edileceği haberi hemen verilmemiştir.

Çünkü fanatiklerin azdırılmaması ve gitme kararından vazgeçme ihtiyacı doğarsa bu kapının kapanmaması için Cumhurbaşkanı Gül’ün kararı geciktirilmiştir.
Bizce gitmek lâzım.

Gitmek önemli kazanımlar sağlamayabilir ama gitmemek Türkiye’yi kötü durumda bırakır. Bölgede ihtilâfları çözen ve barış üreten bir rol oynamaya çalışıyoruz.
Dün Okay Gönensin’in yazdığı gibi “Herkese konuşun, anlaşın diye akıl veriyorsun. Sen niye uzatılan eli geri çeviriyorsun?” diye sorarlar adama!

Abdullah Gül’e “Otur, maçı evinde TV’den seyret” aklı verenlerin dayandığı gerekçe Ermenistan’ın soykırım iddiasını tartışmaya yanaşmaması ve ortak tarih komisyonu önerisini kabul etmemesidir.

Bir de bu ziyaret onlara göre Azerbaycan topraklarındaki Ermeni işgaline onay gibi algılanacak, bu da Azerbaycan gibi bir dostu üzecektir.
Bizce gitmemek için gösterilen tüm sebepler, bu ziyareti mutlaka yapmanın gerekçeleri olmaya daha çok yakışıyor.
İhtilâfları çözmenin kanalları açıp konuşmaya başlamaktan başka yolu yoktur.

Konuşmadan ne çözülmüş?
Gül fırsatı feda etmemelidir!







Beklenen kahraman


Haberi duyan bir arkadaş “AKP çürük dişini söktü” yorumunu yaptı. Doğru değil. İmar planı tadilatı için 1 milyon dolar rüşvet aldığı öne sürülen AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, partideki görevlerinden istifa ederek ne erdem gösterdi?

Kendi mi temize çıktı, partisini mi temize çıkardı?
Çarkın dişlisiydi o, yakalandığı için sökülüp atıldı. Ama imar izinleri ve milyon dolarlık komisyonlar üreten çark durmadı, durmaz!

İktidar partisinin Genel Başkan Yardımcısı’ndan istifa mektubu alması meseleyi bitirmiyor. İstifanın nedeni uyutulamaz, unutturulamaz.

Tayyip Erdoğan ve partisi Dişli’nin dokunulmazlığından soyunmasını sağlamalıdır.Türkiye bir hukuk devleti ise, Şaban Dişli’nin dokunulmazlığının kaldırılması için fezleke düzenleyecek kahraman bir savcıyı uzun süre beklemez!
Çünkü onun dokunulmazlık zırhı içinde geçireceği günleri, suç delillerini ortadan kaldırmak amacıyla kullanmayacağını kimse garanti edemez!

DİĞER YENİ YAZILAR