Gezi tecrübesi

Haberin Devamı

Bilimsellik ve bilim adamı dürüstlüğü, bir siyasetçinin kendini emanet edeceği en sağlam güvencelerdir.

Bu gerçekle sanırım en yakından Başbakan Erdoğan tanışmış olmalıdır.

AKP’li milletvekili Prof. Dr. İdris Bal’ın başkanı olduğu Avrasya Global Araştırmalar Merkezi (AGAM) Gezi eylemlerine projektör tutan bir rapor yayınladı.

Rapor, merkezin başında bir AKP’li bulunmasına rağmen bilimsel doğrulara saygıda kusur etmiyor.

Mesela Başbakan’ın seçim sonuçlarına verdiği önemin abartılmaktan kaynaklı yanlışını açık ifadelerle ortaya koyuyor.

Şu tespitler de doğrudan Başbakan Erdoğan’ı hedef alıyor:

“Seçim demokrasinin olmazsa olmaz şartlarındandır. Ama demokrasiler sadece düzenli aralıklarla gerçekleştirilen seçimlerden ibaret değildir.

Hiçbir parti ‘Bana görev verdiniz, bir sonraki seçime kadar bana karışmayın’ diyemez.”

Evet, kitaplar böyle diyor ama geçici de olsa güçlendiğine inanan siyasetçi bu altın öğüde saygı göstermeyi unutuyor.

Nitekim gösteri yapan gruplarla idare arasında kurulması gereken diyalog ihmal edildiği için Taksim’de başlayan bir çevreci protesto, tüm ülkeye şiddet kullanan, yakıp yıkan bir isyan şeklinde yayılmıştır.

Taksim olaylarında AGAM raporuna göre siyasetimiz ve siyasetçimiz hata yapmıştır. Başbakan’ın yanlış yönlendirilmesi, kaostan nemalanmaya alışmış illegal yapılara fırsat sunmuştur.

Ülkedeki kuruntu makinesi, sonbaharla ilgili cehennem senaryoları üretiyor. Kamu yönetimi ile sivil toplumun her ihtimale hazırlıklı olmaktan başka çıkış yolu yoktur.

Taksim’de aynı yanlışlara tekrar tekrar düşmekten devleti ve hükümeti koruyacak bir tecrübe yaşadık. Dileriz ders olmuştur!

Nerede yazıyor?

Şarkıcı Nadide Sultan’ın Düzce’deki kadınlar matinesi macerasını önceki günkü gazetelerde görmüşsünüzdür.

Erkeklerden oluşan orkestra elemanları, sahneye konulan bir paravanla seyirciden ayrılmışlar.

Böylelikle ne gibi bir hayır sağlanmış oluyor?

Dinin hangi emri böylelikle yerine getirilmiş oluyor?

Hayır... Din bilginleri “Kur’an’da yazmayan hiçbir istek veya iddiaya inanmayın” diyorlar ama dinden çıkar sağlayanlar sömürüden vazgeçemiyor.

Nadide Sultan “herkesin inancına saygılıyız” demiş.

Nasıl saygıysa bu!..

Kur’an-ı Kerim’e saygıda kusur edildiği gibi estetik anlayıştan yoksun sahne de sanata, müziğe yazık etmiştir!

DİĞER YENİ YAZILAR