Bir bardak suda fırtına koparmak deyimi böyle durumlar için geçerli olmalı...
Dünkü manzaraya bakan, yükselen sesleri dinleyen vatandaş mutlaka hayrete düşmüştür.
Suriye diktatörünün yarattığı cehennem ortamı fazlasıyla bir savaşın sebebi olabilir. Ama bu savaş, şu anda tartıştığımız sebeple patlarsa çok tuhaf olur, gülünç olur!
Düşünün ki Türk savaş uçakları tarafından Ankara’ya inmeye mecbur edilen Suriye yolcu uçağına, silâh taşıdığı istihbaratı yüzünden bu işlem yapılmıştır.
Ama ortada hâlâ bir netlik yok.
Bir devekuşu var fakat uzlaşamıyor taraflar. Bir taraf kuş diyor, öbürü deve..
Rusya ve Suriye tarafı tamamen masum yolculara asla risk doğurmayacak bir kargonun varlığından söz ediyor, Ankara ise yükü sivil uçakta taşınması yasaklı askeri malzeme sayıyor.
Başbakan Erdoğan “mühimmat” deyimini kullandı.
Önce casuslar savaşır
Sözlükler mühimmatı “savaş için gerekli cephane ve benzeri askeri malzeme” diyerek açıklıyor.
Cephane yok ama “benzeri şeyler” sınıfına girer mi radar parçaları?
Ruslar “girmez çünkü ‘kapalı bir radyoyu yanınızda taşımak’ gibi bir şey bu” diyorlar ama patlayıcı olmasa bile bu malzemenin hasım devletin savaş kapasitesini artıracağı, dolayısıyla yasaklı sınıfına gireceği pek âlâ söylenebilir.
İstihbarat örgütlerinin önemli rolünü iyi anlatan bir örnek olay yaşıyoruz.
Rus tarafı Suriye’ye ait bir yolcu uçağı ile Şam’a “askeri malzeme” gönderileceğini saptayan başarılı casusluğun aktörlerini harıl harıl arıyor şimdi.
Peki Türkiye, bu istihbarata dayanarak giriştiği operasyon sonunda başarı ile taçlanmış mı oldu?
Bizce hayır.. Belli ki yük abartılmış, karar vericiler de gaza gelmiştir.
Yoksa birkaç radar parçası yüzünden Türkiye, Rusya’yı Suriye’nin suç ortağı olarak şüphe altına sokacak bir harekete kalkışmazdı.
Ulusal çıkar belirler
Dünkü Moscow Post aynı akıldan yürüyerek şu soruyu sordu:
“Böyle bir skandalın kime faydası olur?”
Her istihbaratın üstüne atlamamak lâzım.
Kimden gelmiş, doğruluğunu ispat etmiş bir kaynak mı, akla uyuyor mu, hatta doğru çıkması hâlinde Türkiye’nin çıkarı ile bağdaşacak mı; hep araştırmak gerek.
Daha da ileri giderek şunu söylemek mümkündür:
Devlet böyle bir kritik geçitte, doğru çıkması ihtimali ağır basıyor bile olsa bu tür bir istihbaratı değerlendirme dışı tutabilir.
Dünkü soruyu tekrarlıyorum:
Rusya’yı Suriye’ye suç ortağı hâline getirmekte Türkiye’nin ne menfaati olabilir?
Hiçbir menfaati olamaz.
Böyle bir yanlış ancak Şam’daki despotun düşleyeceği bir büyük yanlıştır.
Milletçe bir cephanelik içinde yaşıyor gibiyiz. Siyasetçiler ateşle oynamasınlar.
Birbirlerini mantık çizgisinden çıkaracak tahriklere kalkışmasınlar!
Germeyin!
Haberin Devamı

