AKP iktidarı dün laiklik konusunda üçüncü kez uyarıya muhatap oldu.
Önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı sonra Genelkurmay Başkanı, irticai kadrolaşmanın tehlikeli bir hal aldığını belirtmişken dün Anayasa Mahkemesi Başkanı, türbanla oynamaması için iktidara çağrıda bulundu.
Türbanlı kızların üniversitelere öğrenci sıfatıyla, sonra da resmi dairelere kamu görevlisi olarak girmelerini sağlayacak tüm yasal düzenlemeler, Mustafa Bumin'e göre Anayasa'ya aykırı olacaktır.
Anayasa değiştirilse bile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olacağı için AİHM'den geri dönecektir.
Çünkü türbanın, inanç gereği takılan bir giysi olmayıp dini bir simge olduğuna, resmi daire ve üniversitelerde serbesti tanındığı takdirde zorlamalara yol açacağına dair Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararları vardır.
Ve bu kararları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi onaylamıştır.
Görülmemiş sertlik..
Anayasa Mahkemesi Başkanı, hiç dünkü kadar sert ifadeler kullanmamıştı. Bumin, iktidar kaynaklı türban zorlamalarından söz ederken açık bir "din sömürüsü" suçlamasında bulundu:
"Yargı içtihatlarını bilmemekten kaynaklanmıyorsa (bu tutum), din duygularını kullanarak siyasi avantaj sağlamaya dönük bir davranış biçimidir!"
Bumin, konuşmasını izleyen AKP önderleri üstünde soğuk duş etkisi yapan bir hatırlatma da yaptı:
"Geçmişte bu yola başvuran partiler (RP ve FP) laiklik karşıtı bu eylemleri nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nce kapatılmış, karara karşı AİHM'e yaptıkları başvurular da reddedilmiştir."
Türkiye'nin dış kaynaklı sorunları nedeniyle güçlü olmaya ihtiyaç duyduğu bir dönemde türban gerginliği çıkarmak çok mu lazımdı diye sorulabilir.
AKP güven vermeli
Bu soruyu iktidar da kendine sormalı.
Çünkü Anayasa Mahkemesi Başkanı'nı bu konuda konuşturan sebep, İslâmi medyanın türbanı sürekli gündemde tutması ve AKP sözcülerinin türbana serbesti tanınacağı yolunda sık sık demeçler vermesi olmuştur.
Üst üste uyarılar, AKP'nin meclisteki gücünü bir oldu-bitti yaratmak amacıyla kötüye kullanacağından endişe eden devlet kurumlarının iktidara yönelik güvensizliğini işaret ediyor.
Evet türban sorundur ama iktidarın başarılı olup olmadığını belirleyecek büyüklükte bir önem ve ivedilik taşımıyor. Türkiye'nin bu konuda zamana ihtiyacı var.
AKP türban kavgasını dondurmak, bu sayede sağlayacağı güven desteğini işsizlik, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadelede kovalayacağı başarının sermayesi olarak kullanmak zorundadır.
Elde ettiği iktidar şansını türban yüzünden harcayan AKP'yi türban fanatikleri bile affetmez!
Germeyelim!
AKP iktidarı dün laiklik konusunda üçüncü kez uyarıya muhatap oldu. Önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı sonra Genelkurmay Başkanı, irticai kadrolaşmanın tehlikeli bir hal aldığını belirtmişken dün Anayasa Mahkemesi Başkanı, türbanla oynamaması için iktidara çağrıda bulundu
Haberin Devamı

