Balyoz davasının 237 sanığından biri bile Yargıtay’ın elinden kurtulamadı.
İki eski kuvvet komutanı ile bir eski ordu komutanının da aralarında yer aldığı 237 sanık hakkında özel yetkili mahkemenin verdiği mahkûmiyet kararlarını Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin oy birliği ile onaylaması, şüphe uyandıran bir durum olarak niteleniyor.
Şüphe yersiz değildir.
Örgüt suçunun bile oluşmadığı bir davada tek fire dahi verilmemesi yargı aşamasındaki titizlikle açıklanamaz.
Tablo, Türkiye’de erkler ayrılığı ilkesinden daha ileri gitmiş bir sıkıntılı durumun varlığını duyuruyor. Kurumların hedef seçildiği çıkıyor bu kitlesel mahkûmiyetleri onaylama kararlarının altından.
AİHM eski yargıcı Rıza Türmen, çıkan kararlar hakkındaki görüşünü açıklarken “hukuk faciası” nitelemesini kullandı.
Özel Yetkili Mahkeme ortamında suçlananların doğru dürüst savunma yapamadıklarını öne süren Türmen Yargıtay’ın da bu faciaya ortak olduğunu söyledi.
237 sanıklı dosyada Yargıtay kararı ile cezadan kurtulmuş tek bir sanığın bulunmaması, endişe uyandıran bir yansıma olarak algılanıyor.
Çünkü bu sağlamlıkta bir blok hareketi gerçekleştirmenin kolay yolu yoktur.
Böyle bir hareketin cesaretini ancak iktidar verebilir. Yargıtay, kararlılık gösterebilse yargıda kötü giden birçok şey yoluna girebilirdi.
Türmen şunu diyor:
“Delillerin sahte olduğuna dair hem ulusal hem de uluslararası kuruluşlardan alınan kanıtlar varken mahkemeler bunları görmezlikten geldi, incelemeyi reddetti. Adalete ve hukuka olan inanç duygusu Yargıtay kararıyla sağlanabilirdi.”
Blok halinde mahkûmiyet kararlarının onayı AİHM eski yargıcı Rıza Türmen’e göre Yargıtay’ı özel yetkili mahkemelerle aynı sepete sokmuştur.
Artık ülkede insan haklarının ve adaletin güvencesi yoktur.
Yargı iktidarın kontrolü altına tamamiyle girmiştir. Özel yetkili mahkemede oluşturulan kararları virgülüne dokunmadan Yargıtay’ın onaylaması, Ergenekon ve 28 Şubat davalarındaki “son” için de emsal gösterge sayılmalıdır.
“Bundan sonraki bütün davalar da belli oldu. Sonuç değişmez. Hukukun olmadığı yerde hukuk mücadelesi yapıyorsunuz. Kaybetmeye mahkûmsunuz!”
Adalet yok, özgür medya da yok.
Demokrasiden geriye ne kalır ki?
Geriye ne kalır ki?
Haberin Devamı

