Gerginlik sıktı!

Haberin Devamı

Başbakan’ı dün televizyonda “külliyen yalan” diye bağırırken izlediniz mi?

Eğer bu “hitabet sanatı”nın gerektirdiği bir rol değil de gerçek öfke ise önce kendi sağlığına zarar.

Sonra da siyasi gerilim yüzünden yaşam kalitesi olumsuz etkilenen millete yazık.

Cumhuriyet Bayramı töreninde Başbakan ile CHP lideri arasında cereyan ettiği haber konusu olan bir diyalog bazı gazetelerde yayınlandı biliyorsunuz.

Başbakan “Turlara devam ediyor musunuz?” diye sormuş.

CHP lideri yaptığı yurt gezilerinden bahsettiğini düşünerek “Evet ediyorum. Sizin ne yapacağınız belli olmaz” diye cevap vermiş.

Diyalog, Başbakan’ın şu sözleri ile noktalanmış:

“Evet belli olmaz; her an her şey olabilir!”

Başbakan’ın öfkesi, bu konuşmanın “erken seçim”e yorulmasından ileri gelmiyordu yalnızca, erken seçimi ima eden sözlerin, baştan aşağı uydurma olduğunu söylüyordu.

Devletin gücünü kişisel tatminleri amacında kullanma alışkanlığı Başbakan Erdoğan’ı git gide sevilen değil korkulan bir lider haline getiriyor.

Bu şöhret iyilik getirmez.

Ortada bir yanlış anlama varsa bunu bir açılış töreninin kürsüsünden ilân etmeden düzeltebilirdi. “Külliyen yalan” diye bağıracak yerde, daha uygun bir ortamda “Medya CHP liderini yanlış anlamış. Seçimler zamanında yapılacak” diyerek kapatabilirdi sorunu.

Hatta CHP’li Özyürek’in eleştirisini ondan önce “şaka ile karışık” sahiplenebilir ve mesela “Yapacağımız ikili görüşmelerin kamerayla kayda alınması gerektiğine bu olaydan sonra ben de kanaat getirdim. Sayın Baykal’ın hafızası kamera desteği istiyor galiba” diyebilirdi.

Siyaset ilişkilerini soğukluktan, nükte, zekâ ve sevecenlik fukaralığından kurtarmak için biraz gayret göstermeli Başbakan.

Evet iktidarın baş etmekte yetersizliğe düştüğü, ayağının dolaştığı durumlar azalmıyor, tersine zorluklar artıyor. Bu işaretler son zamanların kamuoyu araştırmalarında kendini göstermeye başlamıştır.

“Liderin şaka kaldıracak ve şaka yapacak hali yok” diyenler çıkabilir.

Ama hayır; siyaset insan ilişkilerine dayanır ve toplumlar “asabi baba” görüntüsü veren liderlerden hoşlanmıyor.

Yani bağırmak için bahane arayan Başbakan, kötü işaretler veren anketlerin sonucu değil sebebi olabilir.

Tek sebebi değilse bile önemli sebeplerinden biri olabilir.

Başbakan, iç karartan liderlere katlanmaya mahkûm halka acımıyorsa kendine acısın!

Dileriz geç olmamıştır

Eski Doğru Yol ile Anavatan partileri dün DP çatısı altında birleştiler.

Yeni parti, AKP’nin laiklikle ilgili zaaflar taşımayan alternatifi olmaya çalışacaktır.

Birleşme son günlerin moda merakı reenkarnasyonu hatırlatıyor. Acaba ölen iki partinin ruhunu yeni bir bedende hayata döndürme teşebbüsü başarılı olacak mı?

İki partinin birleşmekte geç kaldıkları doğrudur ama siyasetçilerin azı paylaşmakta bile ne kadar hasis olduklarını hatırlayınca insan bu evliliğin umudu hak ettiğine inanmak istiyor.

Monotonlaşan asık suratlı siyaset dünyamız, DP’nin Genel Başkanı Cindoruk sayesinde hem zenginleşecek hem renklenecektir.

Deneyimli bir devlet adamı olan söz ustası Cindoruk dün “Bu ülkede Başbakanlık rejimi var. O ne derse o oluyor. Bu derebeylik idaresidir, krallıktır. Bu partinin görevlerinden biri başbakanlık sistemine son vermektir” diyordu.

Hadi bakalım, kolay gelsin..

DİĞER YENİ YAZILAR