Gereksiz bölündük

Halkta korku yaratarak seçim şansı değil tehlike riski büyür.

Haberin Devamı

Demokrasiye inanmayanlar siyasi tartışmalardan genellikle galip ayrılırlar.

Çünkü bir tarafta pes ettirmek için her riski göze alanlar vardır.

Öteki kanadı ise çoklukla kırmızı çizgiyi geçmemek zorunda olduğunu bilenler oluşturur.

Geçen çarşamba ulusça yaşadığımız gerginlik, yakın geçmişteki meşum tahrikleri ve izleyen kanlı olayları hatırlatmış olmalıdır çoğumuza..

Genç kuşaklar hatırlamaz o mezhep tarikat güdümlü katliamları.

Ama ders almak için etrafımızda hâlâ dumanı tüten örnekleri yaşanıyor.

Arap Baharı, ortak olmaya müstahak olmadığımız bir kaderdir.

İstanbul Berkin Elvan’ın cenaze töreninde bu ulusun övgüye lâyık bir fark taşıdığını ortaya koymuştur.

Yetenekli ve hazır

Dıştan gelecek tahriklere karşı korunduğu zaman milyonluk kalabalıkların demokratik gösteri haklarını yasaları çiğnemeden kullanabildiğini kanıtlamıştır bu ülke.

Sesini biraz yükselttiği için polis şiddetini tatmanın Türkiye’deki her faninin mecburiyeti olacağını kimse söyleyemez.

Gelişmiş demokrasinin yasal alt yapısına sahip değil ülkemiz. Ama insanları, o disipline bireysel olarak sahipliklerini göstermişlerdir.

Milyonluk kalabalığı böylesine dev bir eylemden alnının akıyla geçirmek takdir edilmesi gereken bir başarıdır.

Bu tecrübe demokratik toplumun daha büyük sorumlulukları taşıma yeteneğine sahip ve hazır olduğunu kanıtlamaktadır.

Her iktidarın muhalefetini üretmek gibi bir kaderi vardır.

AKP on iki yıldır iktidarda. Patlama riski olan birikim, tehlikeler üretir.

Eleştiriler bu basıncı azaltır ama seçim ortamında liderlerin ayarlarını kaçırmadıklarını söylemek güçtür.

Al birini, vur birine

Birbirlerini kötüleme üstüne yürüyen kampanya iktidar ve muhalefet liderlerini aynı yakışıksız suçlamada buluşturmuştur.

Başbakan Erdoğan, İstanbul’daki bazı seçim bürolarını bazı grupların yakıp yıktıklarını hatırlatarak bundan CHP’ye bir suçlama çıkardı:

“Bunlar sahtekâr. Bunlar sandığa inanmıyor ve 30 Mart’ı şimdiden görüyorlar. Diyorlar ki: Kargaşa çıkararak netice alır mıyız? Alamayacaklardır.”

Bir hükümet, asayişten şikâyet ederken muhalefeti suçlayamaz. Çünkü güvenlik kendi sorumluluğudur.

Kılıçdaroğlu bunu söylemedi.

Türkiye’nin büyük bir kargaşa ve kaos ortamına sürüklenmesini Başbakan’ın tek kurtuluş yolu olarak gördüğünü öne sürdü.

İktidar uğruna ülkeyi ateşe vermeyi göze almış iki muhteris...

Hayır, seçme yelpazemiz bu kadar dar olmamalı!

DİĞER YENİ YAZILAR