Geleceğe evet!

Kıbrıs ipoteğinden kurtulduğu zaman Türkiye'nin önünde nasıl bir gelecek açılacak?

Haberin Devamı

Kıbrıs ipoteğinden kurtulduğu zaman Türkiye'nin önünde nasıl bir gelecek açılacak?

Brüksel'deki arkadaşımız Duygu Leloğlu'nun haberi bu soruya umut ve cesaret veren bir cevap teşkil ediyor.

Kıbrıs'ta daha referandum yapılmadı. Ama görülüyor ki Rum tarafında "hayır" çıkması ihtimali arttığı halde Türk tarafı çözüme "evet" diyecektir. Ve bu işaretler Brüksel'in tutumunu şimdiden etkilemeye başlamıştır.

AB'nin karar odakları, Türkiye'nin elinden geleni yaptığını düşünerek artık Kıbrıs'ı üyelik yolumuz üzerinde engel olarak görmekten vazgeçmiştir.

Öngörülen takvime göre, yıl sonunda Türkiye'nin Kopenhag kriterlerini yerine getirdiği onaylanacak ve 1999 Helsinki kararı uyarınca üyelik müzakereleri prosedürü otomatik olarak işlemeye başlayacaktır.

Duygu Leloğlu, üyelik tarihi olarak Brüksel'de 2013 yılının telâffuz edilmeye başlandığını bildiriyor.

Bu tarih, Türkiye'de yatırım yapan Avrupalı şirketlerin tahminleriyle bire bir örtüşüyor.

AB yoluna taş
Türkiye'nin demokratik geleceği Avrupa'dır. Kıbrıs Türkü 24 Nisan'da oyunu kullanırken Türkiye'nin kaderinde de rol sahibi olacaktır. Şansımız şu ki Kıbrıs Türkü'nün ve anavatanın menfaatleri birbiriyle çelişmiyor.

Halk şu gerçekleri görecektir:

1. Rum Ortodoks Kilisesi'nin "hayır" tavrı, aynı zamanda bizim hayrımıza olamaz;

2. Tanınmayan bir devletle ambargolar altında yaşamayı siyasi ve ekonomik
bakımdan sürgit devam ettiremeyiz;

3. Biz "Hayır" dedikten ve Rumlar tek başlarına AB'ye girdikten sonra daha iyi bir uzlaşma zeminini asla yakalayamayız.

Rumların "evet" diyeceği ihtimali yüksek olsaydı, bizim taraftaki "hayır"cıları anlamak belki bir dereceye kadar mümkün olabilirdi. Ama artık anlamak imkânı yoktur.

Çünkü Türk tarafının "hayır" demesi, Rumları kurtarmanın yanında Türkiye'nin AB yolunu mayınlamak anlamına da gelecektir.

İşte bu yüzden Kıbrıs'ta çözüme "hayır" diyenlerin aslında Türkiye'nin AB üyeliğine "hayır" diyenler olduğunu düşünenler çok haksız değildirler.

Ayıplı istismar
Denktaş'ın danışmanı Mümtaz Soysal dün "Hayır kampanyası" başlattı.

Seçmeni olmayan partisinin binası önünde ve Atatürkçü Düşünce Dernekleri şubelerinde referandum tarihine kadar imza toplayacaklarmış..

Üçüncü dünyacı ideolojiler için Atatürk'ü istismar etmek ona, mirasına, gösterdiği hedeflere haksızlık değil mi?

"Atatürk" kitabının yazarı Andrew Mango, Derya Sazak'a dikkat çekici bir şey söylemiş:

"Atatürkçülük, dış dünyadan korkmamak demektir. Bugün kendilerini Kemalist sayan çevrelerin yabancılardan ödü kopuyor.."

Kıbrıs Türk halkı en doğru kararı verecektir.

"Hayır" diyenlerin kimliklerine ve geçmişlerine bakın: Hemen tümü, Türkiye'nin halk tarafından tasfiye edilen geçmişidir.

Türkiye artık yeni bir gelecek arıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR