CHP Genel Başkanı Baykal, YTP Genel Başkanı İsmail Cem'e "geçmiş olsun" ziyareti yaptı dün.
Hazır gitmişken Cem'e "partisiyle birlikte CHP'ye katılma karan vermesi" önerisi içeren bir mektup da verdi.
Ne kadar pratik ve rasyonel bir akıl değil mi?
Hem ziyaret, hem siyaset..
Hayır hayır, bu siyaset değil ticarettir. Düzeltiyorum:
Hem ziyaret, hem ticaret..
Bence bu ziyaretin siyaset tacirliğinden kaynaklanan hesaplar güttüğü görüntüsü, ciddi bir rahatsızlık geçiren "yol arkadaşı"na verilmesi gereken insani desteği gölgelemiş, hatta lekelemiştir.
Çünkü bu gecikmiş bir geçmiş olsun ziyaretidir.
Tedavinin gerginlik ve endişe yükü İsmail Cem'i herhalde yormuş olmalıdır. Deniz Baykal'ın o durumdaki arkadaşından partisini istemesi, "geçmiş olsun" ziyaretini vesile değil bahane çirkinliğine indirmez mi?
Baykal nasıl düşünmedi?
Etrafındakiler nasıl düşünüp de uyarmadı?
Dağınık sol kadroların birleşerek güçlü bir toplumsal alternatif oluşturması, kuşkusuz ortak hedef olmalıdır.
Baykal Cem'e verdiği mektupta "YTP'nin tüm üyeleri, CHP'nin bağrına basacağı, en kıdemli üyelerimizle eşdeğer sayarak sıcak bir kabulle çalışacağı arkadaşlarımız olacaktır" diyor.
Katılma çağrısının şekil yanlışı özdeki amacın samimiyeti konusunda da şüpheler doğuruyor.
Herhangi bir talepten bağımsız olarak gerçekleştirilecek "geçmiş olsun" ziyareti, zaten bütünleşmenin konuşulup kotanlacağı bir ilişkiler zeminini kısa zamanda getirirdi.
Bu doğal, saygıdeğer süreç, hangi telâşa feda edilmiştir?
Meclis tatile girerken CHP içindeki muhalefet yükselmiş durumda idi. Evet, yeni döneme İsmail Cem ve YTP kazanımı ile girmek Baykal'ı birkaç ay rahatlatır ama sonra?
Kemal Derviş'e CHP'yi dar eden ve yerel seçimin en büyük zaferini partiye kazandıran Şişli Belediye Başkanı Sarıgül'ü hükümete ihbar eden tahammülsüzlük tövbe mi edecek?
Solun asıl problemi bölünme değil yanlış liderdir. Bölünme lider yanlışının yan ürünüdür. Bu ana yanlış örgütlenme yanlışı ile birlikte vizyonsuzluğu da getirmiştir.
Çağdaş fikirleri hayata geçirecek projelerle yenilenmemiş bir ideoloji belki Fidel Castro'ya yeter ama Türkiye'ye yetmez.
Lideri burada parti değil millet seçiyor!
Korunmak iyi de...
Koruma görevlilerine yakın zamana kadar "goril" de denirdi.
Goriller evrim geçirdi ama genlerindeki kaba sabalık azalsa da yine hükmünü yürütüyor.
Önceki gün meclisin açılışı nedeniyle verilen resepsiyonda nahoş bir olay cereyan etti. Başbakan'ın korumaları tarafından itilip kakılan CHP milletvekili Hüseyin Bayındır haklı olarak tepki gösterdi. "Başbakanı bizden mi koruyorsunuz?" diye bağıran milletvekilini oradan uzaklaştırdılar.
Üst düzey siyasetçilerin, asker ve bürokratların davetli olduğu kapalı bir mekânda Başbakan'ın bir koruma ordusuna ihtiyacı olur mu?
Olsa bile bu görevin fiili müdahale yerine gözetme biçiminde yerine getirilmesi gerekmez mi?
Kuzey Avrupa'daki gibi bisikletle işe giden başbakanlardan vazgeçtik, bari korumaları etrafa zarar veren başbakanlarımız olmasın.
Güvenlik gerekleri haklı bir mazeret değildir.
Problemi güvenlik gereklerinden ziyade gösteriş merakı yaratıyor!
Geçmiş olsun!
CHP Genel Başkanı Baykal, YTP Genel Başkanı İsmail Cem'e "geçmiş olsun" ziyareti yaptı dün
Haberin Devamı

