Geçmiş olsun

Yüksek Seçim Kurulu, beklenen kararı aldı ve erken seçim ihtimali gündemden uzaklaştı. Aksine bir karar, gerçekten de Türkiye için talihsizlik olacaktı

Haberin Devamı

Yüksek Seçim Kurulu, beklenen kararı aldı ve erken seçim ihtimali gündemden uzaklaştı.

Aksine bir karar, gerçekten de Türkiye için talihsizlik olacaktı.

Enflasyonun beli kırılmış, ekonomi canlanmaya başlamış.. Türkiye Irak'a asker göndermeye hazırlanıyor.. İstikrarlı bir hükümetin AB üyeliğine ilerlemek yolundaki çabalan, Türkiye karşıtı duvarları yıkmaya başlamış..

Tam bu sırada "haydi seçime" demek, ülkeye düşmanlık olurdu.

YSK'nın karan kesindir ve dönüşü yoktur.

Fakat sorunun doğuşunda ve sonraki aşamalarında yaptığı yanlışlar YSK'yı yıprattığı için tartışma bitmeyecektir.

Tarafsız hukukçular, kurulun önündeki her üç karar seçeneğinin ciddi hukuki dayanaklara sahip bulunduğunu baştan söylemişlerdi.

Ancak YSK Başkanı Algan'ın bir ay kadar önce "Seçimin iptalini doğuracak bir karar kaos yaratır" demesi, dünkü kararı beğenmeyenlerin eline koz vermiştir.

Şimdi rahatlıkla şu iddia edilebilir:

İptal başvurularını ret kararı, önceden alınmıştı. YSK'nın dünkü toplantısı, bu kararın hukuki gerekçelerini bulmak için yapıldı ve "ülkenin yüce menfaatleri uğruna" hukuk feda edildi.

Burası Türkiye, buna da şükretmek lâzım..

Aynı bedeli ödeyip ülkeye zarar verecek sonuçlara mahkum olmak da her an mümkündür!

O nedenle kaos korkusu geçiren herkese geçmiş olsun.

Ucuz atlatılan tehlikenin müsebbibi olan YSK heyetine de bu arada "güle güle" demek isterdik ama biliyoruz ki kamu yetkilerini kullanan insanlar mülkün sahibidir ve...

Çok diretirsek onlar bize "güle güle" diyebilirler!

Bu işkence neden?
Cem Uzan "Nerede çifte hesap, göstersinler" diye bas bas bağırıyor.

Bu meydan okumalar Uzanlar'a para kaptıranların öfkesine hedef şaşırtıyor.

Önceki gün açıklanan BDDK raporu çifte kayıt gerçeğini ortaya koydu ve arada 7 katrilyon liranın buharlaştığını, bu açığı vergileri ile ödeyecek olan vatandaşların bilgisine sundu!

Bu karışık işi çözmek yargının görevidir.

İktidara düşen, devlet kurumlarının ihmali yüzünden mağdur olmuş yüzbinlerce İmarzede'yi, bu zor günlerinde kışkırtmalara açık halde bırakmamalıdır.

Devletin garanti ettiği paraları geri almanın bedeli bu kadar haysiyet kırıcı olmamalı.

Hükümet, hazırlanmış olan ödeme planını hangi nedenle geciktiriyor?

Niçin duvar kadar sessiz?

Bu duygusuzluğun Uzanlar'ı hem suçlu, hem güçlü hale getirdiğini kimse görmüyor mu?

DİĞER YENİ YAZILAR