Memurlar haklı olarak zam istiyor. Hükümet de talep edilen yüksek oranlı zammı haklı olarak vermek istemiyor.
Eskiden İstanbul, devlet memurları için ödül sayılırdı. Ama özellikle lojman avantajına sahip olmayan memurlar, en başta da öğretmenler İstanbul'u istemiyor.
Pazar dergimiz Kırmızı'da uluslararası bir kuruluşun yaptığı yaşam maliyetleri araştırması yer alıyor. İstanbul yaşam kalitesi açısından dünya sıralamasında 105'inciliğe batmıştır. Pahalılık sıralamasında geçen yıl 44'üncü idi, bu yıl 18'inci sıraya yükselmiş.. Aslında bu da rekor hızda bir batıştır.
İstanbul'un önünde Tokyo, Londra gibi kentler var ama oralarda fert başına geliri bize göre 8-9 kat yüksek insanlar yaşıyor.
Eksiden Doğu ve Güneydoğu mahrumiyet ve sürgün yeri olarak anılırdı. Bugün başta İstanbul olmak üzere büyük kentler memurlar için ömür ve onur törpüsü haline gelmiştir.
Devlet hakimini, savcısını, öğretmenini, doktorunu İstanbul'a tayin ederken nasıl geçineceğini düşünmüyor. Dört kişilik bir ailenin asgari şartlarını sağlayacak paranın yarısını bile maaş olarak ödemiyor.
Sonuç: Hakim hakim gibi, öğretmen öğretmen gibi yaşayamıyor. Tabii devlet gibi bir devlet de görünmüyor ortada.
İstanbul'a göç edip yoksulluğun pençesine düşen yığınlara iktidarlar "Bana mı sordunuz gelirken. Kendi düşen ağlamaz" diyebilir belki. Ama memuruna bunu söylemeye hakkı yoktur. Çünkü onları gönderen kendisidir.
Bu işte büyük bir yanlış var.
Geçim derdine düşmüş memur hizmet veremez. İstanbul'da ve öteki kentlerimizde yaşam kalitesi bu gidişle daha da düşecektir.
Türkiye'de 2 milyonu aşkın memur var. İktidarlar da, sendikalar da gördüğü halde kimse "bu kadar memur çok" demiyor.
Karnını doyurduğumuz için işini iyi yapmasını isteyeceğimiz bir memurun, yarı aç yarı tok yaşamaya mahkum on memura bedel olduğunu bir gün kabul edeceğiz.
Ama "Keşke 2,5 milyon memuru 1,5 milyona indirip maaşlarını bir kat artırsaydık" diyeceğimiz gün geldiğinde korkarız ki iş işten geçmiş olacak.
Memurum işini bilir
Demir Ünal'ın gönderdiği fıkra gündeme cuk oturuyor..
Ortak basın toplantısı düzenleyen üç lidere gazetecinin biri sormuş:
- Ülkelerinizde bir memur kaç parayla geçinir? Siz ne veriyorsunuz?
Amerikan Başkanı açıklamış: "Biz memura en az 3 bin dolar veririz. 2 bin dolarla geçinirler, geri kalan bin doları ne yaparlar hiç sormayız.."
Ardından İngiltere Başbakanı almış sözü: "Bizde memur asgari 2 bin pound alır. Dörtte üçü geçimine yeter. Artan 500 poundu ne yapar biz de sormayız."
Gazetecilerin merak dolu bakışları üstüne döndüğünde bizimki başlamış konuşmaya:
"Valla Türkiye'de bir memurun geçinebilmesi için en az 1 milyar 300 milyon lira alması gerekir. Ama biz ortalama 600 milyon lira veririz. Geri kalan 700 milyon lirayı nereden bulurlar, nasıl geçinirler; biz de sormayız!"
Geç kalıyoruz
Memurlar haklı olarak zam istiyor. Hükümet de talep edilen yüksek oranlı zammı haklı olarak vermek istemiyor
Haberin Devamı

