Gaza mı getirmek istiyorlar?

Haberin Devamı

Times, uluslararası ölçekte itibara sahip bir İngiliz gazetesidir.

Bu gazete dün Türkiye-Suriye ilişkilerini başyazı konusu yaptı.

Türkiye’yi göklere çıkaran bir başlangıçtan sonra sözü Davutoğlu’nun Şam’ı ziyaretine getiren gazete “Erdoğan’ın feraset ve ihtiraslarını hafife almanın pek de akıllıca olmadığını“ belirterek şu iddiada bulundu:

“Türkiye ölüm makinesini durdurması için Şam’a iki hafta mühlet vermiş durumda!”

Peki Esad uyarıyı dinlemezse Türkiye ne yapacak?

Gazete burada tahminini büyük ihtimalle de sözcülüğünü yaptığı Batılı güçlerin temennisini şöyle açığa vuruyor:

“Askeri harekât..”

Yani savaş...

Times savaş fikrini sevdirmek için yazıda acayip çaba harcıyor.

Türkiye’nin “elinden fazla bir şey gelmeyen Batı ülkeleri ve hatta Suriye’nin komşuları tarafından alkışlanacağını“ söylüyor.

Times gazetesi şöhretine zarar vermiştir bu yorumu ile.

Hiçbir Batılı ülke Türkiye’yi böyle bir ateşe atlamaya ikna edemez.

Çünkü böyle bir misyon önermek, Türk siyasetçisini aptal yerine koymak olur.

Türkiye’nin tek amacı, Irak ve Libya’da yaşanan askeri müdahale felâketinin Suriye’de tekrarlanmasını önlemektir.

Türkiye, havuza itilir gibi ateşe itilecek bir devlet değildir!

*****


Kılıçdaroğlu doğru yapıyor

CHP örgütünü, üst yönetiminde yaşanması beklenen revizyonun heyecanı sardı.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun son MYK toplantısı biterken “Bir değişim gerekiyor, bunu gerçekleştireceğim” demesi Genel Başkan’ın hayalindeki kadroyu hâlâ kuramadığını ama aramaktan da vazgeçmediğini gösteren bir işaretti.

Gerçekten de CHP’nin silkelenmesi lâzım.

Son seçimde Kılıçdaroğlu önderliği CHP’nin oylarını hem rakamsal, hem oransal olarak artırmıştır ama AKP’nin aldığı sonuca bakıldığında pek az kişi “CHP başarılı oldu” diyebilmiştir.

Baykal’ın terk etmeye mecbur kaldığı koltuğa hiçbir hazırlığı olmadan oturmak zorunda kalan Kılıçdaroğlu aslında değişimin umudunu vermiştir ama bir yıllık zaman, tatmin edici bir başarı sağlamaya yetmemiştir.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun MYK’daki on kurmayını değiştirmeyi düşündüğü söylenmektedir.

Yeni kadro içinde milletvekili olmayan partililerin bulunacağına dair haberler dolaşmaktadır.

Genel Başkan eğer parti içindeki yarış heyecanının örgütlerde yaşanmasına önem veriyorsa yerinde bir karar vermiş demektir.

Parti liderliği çeşmeye benzer. Onun verimini ve etkinliğini beslendiği kaynak belirler.

Kılıçdaroğlu’nun bir yılda dördüncü ekibi kurma noktasına gelmiş olması onun kararsızlığını veya doğru adamları seçmek konusunda zaaf içinde olduğunu göstermez.

Öncelikle kendisinden, kendi veriminden hoşnut olmadığını gösterir.

“Bir değişim gerekiyor” ise bunu ondan daha iyi kimse hissedemez.

Başarıyı arama konusundaki ısrarı eleştirilmeyi değil övülmeyi hak ediyor.

Sonuçta bir seçimlik daha kredisi var.

Ya değerlendirmeyi bilecek ve kalacaktır veya başaramayıp gidecektir.

“Lider sultası”na dayalı kısır demokrasimize ufuk açacak bir örnek seçim yapmasını, muhalif bilinen isimlere de yönetimde yer vermesini dileriz.

DİĞER YENİ YAZILAR