Şam’a yakın hedeflere yönelik İsrail hava saldırısı, işlerin kırılma noktasına dayandığını haber veriyor.
Esad yönetimi bu tür bir saldırıyı savaş nedeni sayacağını önceden ilân ettiği hâlde bu sözünü yutmuş görünüyor.
Çünkü Suriye’nin olanakları, bölgesel boyutlar kazanmaya aday bir olayla başa çıkmaya elverişli değildir.
Esad yeni bir cephe açmamak kararından sapma göstermedi ama İsrail’in saldırısı, boyundan daha büyük sonuçların işaretini veriyor.
Dünya Suriye’deki katliama daha ne süre seyirci kalacak?
Harekete geçme ihtiyacı artık ciddiye alınması gereken seviyeye ulaşmış olmalı ki Rusya açığa düşmemek için rota düzeltmesi anlamına gelecek bir manevrayı dün gerçekleştirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Alexander Lukaşeviç “son gelişmelerin ışığında Suriye’ye silâhlı müdahalenin yaklaştığını” düşündüklerini söyledi.
Moskova’ya göre İsrail saldırısı dünyanın Suriye’ye müdahale ihtiyacını hissettiren bir işarettir.
Amerika’nın Orta Doğu’daki baskıcı rejimler üstüne yürümek için kullandığı gerekçe kimyasal silâhtır.
Irak’ta mevcut olmayan kitle imha silâhları bahanesi Saddam’ın sonunu getirdi. Aynı oyun şimdi Suriye’de mi oynanıyor?
Birleşmiş Milletler Bağımsız Suriye Soruşturma Komisyonu üyesi Del Ponte, şu ana kadar hükümete bağlı güçlerin kimyasal silâh kullandığına dair bir kanıt görülmediğini ama muhaliflerin sinir gazı kullandığına dair -kesin kanıt bulunmamasına rağmen- güçlü şüpheler bulunduğunu açıkladı.
ABD Başkanı Obama, Amerika’nın standart davranışını tekrarlamaktan uzak duruyordu seçim bahanesiyle.
Seçim geçtiğine göre daha kalıcı bir değişiklik söz konusu demektir.
Ayın 16’sında Başbakan Erdoğan ile ABD Başkanı Obama tarihin gidişini etkileyecek önemde bir toplantı yapacaklar.
Obama Suriye’de kendilerini bir görev beklediğinin bilincindedir. Bu yükü üstüne atacağı bir ortak arayacak.
Tayyip Erdoğan bu ziyarette duyacağı övgüleri ve göreceği aşırı konukseverliği fazla ciddiye almasın!
Çaresiz muhalefet
CHP’nin büyümeye ihtiyacı var.
Ama nereden besleyecek?
Bir VATAN okuru olan Gürkan B. gerçekçi bir eleştiride bulunuyor.
Kılıçdaroğlu ‘Benim haberim yok. Bize söylemiyorlar’ diye yakınıyor.
“Bu hikâyeleri halk sandıkta yemez, hesabını sorar” diye yazmış.
Üstünde düşünmek lâzım.
Söylemedikleri için bir şey bilmediğini kabul ediyorsan bittin demektir.
Muhalefet çaresiz görünmemeli!
Gaza gelme tehlikesi..
Haberin Devamı

