Garip ülkem...

Haberin Devamı

Çocukluğumdan hatırlarım; gazeteler şaşırtıcı haberleri “şu garip dünya” başlığı altında yayınlarlardı.
Şimdi olsa siyaset doldururdu o sütunu.
Başbakan ne zaman ekrana çıksa televizyonun sesini kısmak zorunda kalıyoruz. Son konuşması yine CHP ve Baykal üzerine idi ve odadaki cam çerçeve yine sarsılıyordu.
Başbakan şöyle bağırıyordu:
“CHP Sosyalist Enternasyonal’den atılacak partiler listesine konuldu. Orada da sana yer yok; niye? Çünkü hiçbir zaman demokrat olamadın. Ülkenin menfaatlerini gözetmedin!”
Başbakan bir doğru söylediyse geri kalan iki şey ya yanlış ya haksızlıktır.
Hatırlayın, Tayyip Erdoğan hükümlü olduğu için 2002 seçimine girememişti.
“Artık muhtar bile olamaz” denilen zavallı bir adamdı. Onu kim kurtardı?
Gitmesi gerekirdi...
CHP’yi bugün Atina’da toplanacak olan Sosyalist Enternasyonal’den atabilirler; Başbakan’ın bu tahmini doğru çıkabilir ama “hiçbir zaman demokrat olamadın” suçlaması?..
Hayır Baykal bunu hak etmiyor.
Muhtar bile olamayacakken şahsına özel ara seçim yapılarak Başbakan koltuğuna yükseltilen kişi Tayyip Erdoğan ise onu kuyudan çıkarıp yolunu açan kişi de Deniz Baykal’dır.
Bunu yapmakla “ülkenin menfaatine” hizmet etmiş midir, elbette tartışılır ama demokrat olmadığı hiç değilse kurtarıp Başbakan yaptığı adam tarafından söylenmemeliydi!
Gelelim Sosyalist Enternasyonal’e...
CHP lideri dün Atina’daki toplantıya gitmesi gerekirken Ayaş’taki Dut Festivali’ne gitti.
Çok yanlış bir tercih oldu bu.
Şimdi muhalifleri “dut yemiş bülbül” diyeceklerdir, “Partisini ve ülkesini uluslararası bir zeminde savunması gerekirken kaçan Deniz Baykal ne yüzle milletin oyunu isteyecek?” diye soracaklardır. Ve haklı olacaklardır!
Baykal “Türkiye ve CHP aleyhine bildiriler yayınlanacağı için bu zeminin sorumluluğuna ortak olmak istemediğini” öne sürüyor.
Hayır, inandırıcı bir mazeret değildir.
Baykal’ın öne sürdüğü “gitmeme nedenleri” o toplantıya özellikle gitmesini zorunlu kılan sebeplerdir!

Meydanı kime bıraktı?

AKP’lilerin uluslararası toplantılarda Türkiye’yi kötülediğinden şikâyetçi olan bir muhalefet partisi, halkın gözünde kendisini yüceltecek bir performansın fırsatını hangi akla hizmet kaçırır?
Gidersin, Türkiye’yi savunursun ve farkını parlatırsın..
Baykal bunu yapacak yerde ne yaptı?
Hem Atina’da Türkiye aleyhindeki komplo ve kışkırtmalar karşısında daha beter sonuçlar doğuracağını bile bile DTP’yi orada tek bıraktı, hem de Sosyalist Enternasyonal’den ihraç edilmesi olasılığına karşı kendini savunmamak suretiyle CHP’yi “ülkeye de, kendine de hayrı olmayan bir parti” durumuna düşürdü.
Baykal’ın tercihi yüzünden CHP uluslararası kalite standardını yitirmiş sayılır.
Böyle bir vebalin kamburunu taşıyan iki büklüm parti liderleri sadece ve sadece Türkiye’de bulunur.
O yüzden de iktidardaki bir parti mahkeme kararı ile kapatılsa bile isim değiştirerek iktidarda kalmaya yine sadece Türkiye’de devam edebilir.
Bir başkadır benim memleketim!

DİĞER YENİ YAZILAR