Mısır, tarihteki zalim firavunları mumla aratacak ellerde bir felâkete sürükleniyor.
Dün de insan yığınlarının katliama tabi tutuldukları korkunç bir gün yaşadı Nil üstünde kurulu bu en büyük Müslüman ülkesi...
Darbe ürünü olan Mısır yönetimi Kahire’nin meydanlarını kan göllerine dönüştürüyor.
Dünkü bilânço, Müslüman Kardeşler’in açıklamasına göre 450 ölü ve 5 bin yaralı idi.
Halkı tahrikle tuzağa çeken tüm yönetimler gibi güvenlik güçleri, yine tahrik edilerek sokağa çıkan kalabalığın üstüne gaz bombası attı.
Kalabalık çoğu zaman olduğu gibi taşla karşılık verdi.
Sonrası cehennem!..
Zavallı insancıklar...
Bir yandan Müslüman Kardeşler Mursi taraftarlarını sokağa çıkıp isyana katılmaya çağırırken bir yandan da hükümet kuvvetleri gerçek mermiler kullanmaya başladı.
Seçimle gelmiş bir yönetimi silâh zoruyla gitmeye mecbur etmek her zaman zordur. Günümüz dünyasındaki iletişim, demokrasileri korumak amacındaki güçleri en etkin biçimde birleştiriyor.
Türkiye, dünkü katliamı dünyada en sert ifadelerle kınayan 1 numaralı devlet oldu.
Biz katliamı sadece kınamadık, hiddetle kınadık!
Ankara, dün de dünyayı harekete geçmeye ve insani sorumluluğunu hatırlamaya çağırdı ama nafile...
Ulusal çıkarlar üstüne kurulu dış politika, fazlasına izin vermedi. Avrupa Birliği bile Mısır’daki vahşeti “derin kaygı” ile izlediğini belirtti.
Barış yolunun böylesine kapalı olduğu bir dönemde gelecek günler Mısır’a iyi şeyler vaat edemez.
Ağzından yel alsın
Türkiye yakın zaman öncesine kadar Orta Doğu siyasetinde çatışmaya giren tüm taraflarla konuşabilen güçlü bir aktördü.
Barış için hakkaniyet sahibi bir arabulucu rolünün her zaman aranan, iddialı adayı idi.
Bir de şimdiki hâlimiz:
AKP’nin ideolojik yakınlığı nedeniyle Ankara hükümeti, Müslüman Kardeşler örgütünün dünyanın her yerinde destekçisidir!
Eskiler “ağzından yel alsın” derlerdi. Mısır için aynı şeyi söylemeye mecbur kalabiliriz.
Uluslararası gözlemciler, Mısır’ın Cezayir’le aynı kaderi paylaşmaktan kaçamayacağını söylüyorlar.
Cezayir 20. Yüzyıl sonunda yakın tarihin en büyük bağımsızlık savaşını veren ülkedir. Sekiz yılda 250 bin Müslüman hayatını yitirmiş, 2 milyon köylü de topraklarını terk etmiştir.
Mezhep birliğine dayanan gücü idealize etmek iktidar sahiplerini büyük yanlışlara, büyük günahlara sürükler.
Laik cumhuriyetin koruyuculuğuna inanmak lâzım!
Firavun döndü mü?
Haberin Devamı

