Uzanlar'ın macerası "Alma mazlumun ahım, çıkar aheste aheste" atasözünü hatırlatan bir filmi hatırlatıyor.
Bir dostum "Bu hikâyeden muhteşem bir film olurdu" dedi.
Gruptaki başka biri "Belki de tersi olmuş, Uzan'lar bir sürü Hollywood filminden aldıkları ilhamla kendilerine bir hayat hikâyesi yazıp oynamışlardır" diye itiraz etti.
Gerçekten de altı aydır görüp duyduklarımız güç ve entrika üzerine yapılmış Hanedan ve Dallas dizilerini çırak çıkaracak, duyanları hayrete düşürecek kirli ve karanlık ilişki ve olayları gözler önüne seriyor.
İmarbank'ta parası batmış emeklilerden gelen ağıt gibi mektuplar hem Uzanlar'a, hem onların yasa ve ahlâk dışı faaliyetlerine ortam yaratan, yataklık eden kamu yöneticilerine lanet ve beddualar taşıyor.
Mazlumların ahı, şantaj ve terör aletleri kullanan, siyasi parti koruması ile güçlendirilen ve bu yüzden yıkılmaz zannedilen imparatorluğun sonunu getiriyor artık.
Uzanlar'ın definesi
Cem Uzan, siyasi nedenlerle bir kesimden aldığı sempati desteğini de öyle sanıyoruz ki önceki gece evine yapılan baskının sonuçları duyulduktan sonra kaybetmiştir.
Polis, Beykoz'daki villânın havuzdan bozularak dev bir çelik kasa haline getirilen gizli bölmesine bir ihbarla ulaşmış ve define bulmuştur:
En az 5 milyon cep telefonu kartı..
Tümü, piyasada 10 milyon 500 bin liraya satılan 100 kontörlük kartlar olsa 50 trilyon lira eder. Bin kontörlük olanlar da bulunduğuna göre rakamın bir kaç yüz trilyon liraya ulaşması mümkündür.
Uzanlar ne yapacaklardı bu kartlarla?
Bu depoyu banknot matbaası gibi kullanarak haksız ve kanunsuz yollardan tekrar servet edineceklerdi.
Demek ki uzlaşma niyetleri olmadığı gibi pişmanlık da duymuyorlar hâlâ..
İbret kirlenmemeli
Şimdi merak edilen şudur:
Gizlenmiş define sadece Beykoz'daki villânın havuzuna depo edilenlerden mi ibarettir?
Ülkenin başka yerinde veya başka bir ülkede böyle daha kaç hazine bulunuyor?
Bilmiyoruz. Belki de hiç öğrenemeyeceğiz.
Ama asıl sorulması gereken şudur:
Bu ibret, özlediğimizin temiz geleceğin inşasına yardım edecek mi?
Uzanlar'a yönelik operasyon, benzer durumdaki kişi ve gruplar üstünde terbiye edici etkilerini göstermeye başlamıştır.
Hükümet bu psikolojik ortamı iyi değerlendirerek kamu alacaklarını garanti altına alan anlaşmaları bir an önce yapmalı fakat bu sırada iktidar partisi olarak siyasi menfaat sağlıyor görüntüsüne asla girmemelidir.
Star medyasının iktidar borazanına dönüşmesi, kamu vicdanını rahatsız ediyor ve hükümetin niyetini şüpheli hale getiriyor!
Filmin sonu geldi
Uzanlar'ın macerası "Alma mazlumun ahım, çıkar aheste aheste" atasözünü hatırlatan bir filmi hatırlatıyor
Haberin Devamı

