Hiçbir kötülük toplumların başına habersiz ve
davetsiz gelmez.
Fethullah Hoca’nın yargı ile sorunları bitti. Dilediği an dönebilir. Bu onun hakkı.
“Ona atfedilen şüpheler ya doğru çıkarsa” diye başlayan senaryoların gerçekleşme ihtimali kimseyi korkutmamalı mı?
Korkutmalı ama onun çaresi uyanık olmak, kendimizi ve tehlikeye hedef olacağından çekindiğimiz kurumları koruma altına almaktır.
Niyetini biliyorduk
Fethullah Hoca ne tür tehlikelerin kaynağıdır; zaten biliyorduk.
Amerika’da oturma izni başvurusunun reddini sağlayan savcıların onun hakkında mahkemeye sundukları bilgi ve deliller, şüphelerin boşuna olmadığını göstermesi yanında Türkiye’nin kendini koruma gücüne olağanüstü katkı sağlamıştır.
Onun amaçlarına hizmet eden kişiler bundan sonra “Biz onu dinler arası barışa hizmet eden bir idealist sanıyorduk” bahanesine saklanamaz.
Hoca’nın Amerika’ya gittiği 1999 yılında deşifre olan konuşmasını izledikten sonra önemli yerlere gelmiş birçok kişinin ona hizmete nasıl olup da devam ettikleri hep merak edilmişti.
Çünkü Gülen, müritlerinden devletin can alıcı yerlerinde çoğalmalarını istiyordu.
Niyetini açıkça koyuyordu:
“Müslümanların kıvama gelecekleri ana kadar hizmete devam etmeleri şarttır. Erken vuruş yaparlarsa dünya başlarını ezer. Bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana kadar her adım erken sayılır.”
Bu sözlerdeki meşum hayali çocuk bile görür. Bizim anlı şanlı seçkinlerimizden birçoğu neden görmezlikten geldi?
Onları ne kör etti?
Gülen’in oturma izni almasını önleyen savcıların dosyasında cevabı var!
Güvence vermeli
Savcılık raporu Gülen cemaatinin, iş yapma biçimi şeffaf olmayan, okullar, gazete, üniversite, sendikalar ve televizyondan meydana gelen 25 milyar dolarlık güce sahip bir ekonomiye hükmettiğini belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor:
“(...) Kullanılan paraların büyüklüğü nedeniyle Suudi Arabistan, İran ve Türk hükümetleriyle gizli anlaşma içinde olduğu iddiaları dile getirilmektedir.
CIA’in de bu projelere finansal ortaklık ettiği şüpheleri bulunmaktadır.”
Peki kıtalararası ünü nereden? Ona da cevap var:
“Kendisini akademisyenlerle çevreleyip para karşılığı görüşlerinin tartışıldığı konferanslarda konuşturuyor veya görüşlerini yazdırıyor!”
Bütün bu masraflı zahmetler Gülen’e CIA görevlilerinin, rahiplerin, akademisyen ve diplomatların kefaletine rağmen Amerika’da oturma izni aldıramamıştır.
Şimdi dönmek onun için mecburiyet olur mu bilemeyiz ama olursa Türk halkına bazı açıklamalar yapma borcu olacaktır.
Onu bu borçtan muaf tutmaya kimsenin hakkı yoktur.
Sözüyle dahi olsa arınmasını istemek, bu ülkeden başka yaşayacak yeri bulunmayan insanlara çok görülemez.
Fethullah Hoca dönerse
Haberin Devamı

