Faydasız ihbar!

Bugün 14 milyon çocuğumuz yeni öğrenim yılına başlayacak. Avrupa’da orta boy bir ülke nüfusu... İyi eğitilirse ülkeyi uçuracak bir kaynak, eğitilemezse sancılı toplumsal hastalıkların sebebi olacak kalitesiz, mutsuz bir kalabalık...

Haberin Devamı

Bugün 14 milyon çocuğumuz yeni öğrenim yılına başlayacak. Avrupa’da orta boy bir ülke nüfusu... İyi eğitilirse ülkeyi uçuracak bir kaynak, eğitilemezse sancılı toplumsal hastalıkların sebebi olacak kalitesiz, mutsuz bir kalabalık...

Ne yazık ki ülke, doğru siyasetler uygulamanın vicdani sorumluluğunu taşıdığı şüpheli bir zihniyetin elindedir.

Bu çocukların tümüne imam hatip eğitimi vermeyi başarmak herhalde AKP iktidarını çok mutlu ederdi!

Eğitim verimimiz zaten iyi durumda değildir. Üç yıllık aralarla tekrarlanan bir araştırma, Türk öğrencilerin matematikte, okuduğunu anlamakta ve fende 30 OECD ülkesinin en sonunda yer aldığını ortaya çıkardı.

Dünya Bankası’nın bir raporu, bu eğitim kalitesi ile Türklerin yarınlarda da Avrupa’nın düşük ücretli hizmet sektörü çalışanları sınıfından daha yukarı yükselemeyeceği uyarısında bulunuyor.

Bizim iktidar ne yapıyor? Bütün yaratıcılığını imam hatipleri kollayan hileler için kullanıyor.

Cevap bulmaz ki...

Cumhurbaşkanı Sezer dün “Dogmalarla ve boş inançlarla çocukları ve gençleri etkileme amacı güden okulların ve kursların varlıklarını sürdürmeleri engellenmeli” dedi.

Kimi kime şikâyet ediyor?

Bu okullar ve kurslar iktidarın koruması altındadır. Cumhurbaşkanı’nın sözleri takipsiz bir ihbar olarak kalacaktır.

Gelecek yıl da zaten böyle bir sorun gündemimize hiç gelmeyecektir.

Çünkü bu gidişten mutlu olan bir zihniyet Sezer’in yerine geçmiş olacaktır!

Parası da devletten!
Devlet bursu ile yurt dışında master, doktora yapmaya talip adaylar arasındaki seçimi yasa üniversiteye bırakıyor.

Fakat Milli Eğitim Bakanlığı düzeni keyfi olarak değiştirmeye kalkınca YÖK, Bakanlığı yazı ile uyarmıştır.

Düşünün... Üniversite mezunu gençler devletin sunduğu fırsata talip oluyor. Elbette objektif seçimi üniversite yapacaktır.

Ama Bakanlık “Ben yapacağım ve seçimde mülâkata yüzde 25 ağırlık tanıyacağım” diyor.

Ne demektir bu? Fethullah Hoca’nın “devletin can alıcı noktalarına yerleşelim” direktifini yerine getirme yeterliliğine sahip elemanları yolun başında seçmek, onları devletin parası ile yetiştirmek demektir...

Bu olay bile iktidarın YÖK’ü niçin hasım gibi gördüğünü açıklıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı giriştiği yasa dışı seçim yöntemine YÖK’ün yaptığı itirazı henüz cevaplamadı.

Danıştay saldırısından sonra YÖK’ün elektronik güvenlik sistemi, Emniyet’in uyarısı üzerine yenilenmiş, fakat 27 bin liralık faturayı bakanlık üç aydan beri ödemiyormuş.

Yoksa bu bir cevap mı?!

DİĞER YENİ YAZILAR